Yol teninden ayrılıyordu yırtılasıya.
Gözyaşı, kas ve kemiklerini çatırdıyordu üzerine hayatımı yerleştirdiğim iskeletin.
Titreyen sesimin doğumunda korkuyla kanat çırparak yükselen serçeler öpüyordu güneşi.
Karanlık sarılıyordu tenime, sisin gizemli parmaklarıyla.
Sessizlik...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




yorumum,
bir yolun doğasından kopuşu
bir canlının var oluşu gibi canlı ve kederli
bu keder ki doğanın hüznü
yüreğimize çöker
ve ağlarız da
tebrikler yağarızda
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta