Ben
seninle yaşlanmak isterim.
Gençlik dediğin
büyük bir yanlış anlaşılmadır zaten:
herkes söz verir,
kimse tutamaz.
İyisi mi,
işi ağırdan alalım.
Önce saçlarımız ağarır.
Sen boyayacağım dersin,
ben sakın derim.
Bir gün pazarda
"Babanız mı?" diye sorarlar sana,
gülmemek için
peynirci tezgâhına eğilirsin.
Sonra dizlerimiz tutmaz olur.
Merdivenleri
birbirimize yaslanarak çıkarız.
Biri düşse öteki de düşer,
bu yüzden düşmeyiz.
Pek şiirli bir hesap değil,
ama ayakta tutuyor.
Gözlüğümü hep sen bulursun.
"Başının üstünde," dersin.
Ben bile bile kaybederim,
bulman hoşuma gidiyor.
Ama ben
daha yaşlı değilim.
Elimde daha yirmi kış var,
belki otuz.
Kapının önünde
ayakkabılarımı silip bekliyorum.
Sen gel yeter.
Çayı ben demlerim.
Bardaklar eski olsun,
kenarı hafif çatlak;
ikimiz de
aynı çatlağa alışırız.
Kayıt Tarihi : 28.09.2026 15:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!