Ne zor şey şu ayrılık
Bir bedende iki kişiyken bir bedende yalnızlaşmak
Aslında zor olan ayrılık değilmiş
Ayrılığın korkunç getirisi olan yanlızlıkmış
Ayrılık için aşkın bitmesi lazım değil midir?
Aşk hiç biter mi ki?
İnsan aşık olunca anlarmış gökyüzünün sadece yukarıda olmadığını
Dünyayı aydınlatan tek şeyin ay, güneş, yıldızlar olmadığını
İnsanın içine bir gökyüzü sığarmış
En parlak yıldızların, güneşin, ay’ın içinde olduğunu anlarmış
İnsanlar onları tek sarhoş eden şeyin şarap olmadığını anlarmış
Hiç düşünmemiştim sensizliğin bu kadar acımasız olduğunu
Alıp başımı
yosun kokan denizlerin üzerinden ufuğa gitmeyi isterdim.
Denizin kıyılarında yalnız başıma gökyüzünü izlemeyi hayal ederdim.
Ama senden gidemiyormuş insan
Bilmiyordum…
Su ayaklarımın arasından zaman gibi akıp gidiyor
Huzur diyorum işte burda
Sessizliğin o muhteşem sesi ile birleşiyor suyun akışı
Bir masal diyârındaymışız gibi hissediyorum
Masalımın tek perisi sen olan bir diyâr
Bu sessizlik içinde sarılmak istiyorum sensizliğe
Bir eylül akşamı otursak bankta
Ben sadece seni sevsem
Sen gökyüzünü seyretsen
Yıldızlar gökyüzünde kalsa
Sen yanımda
Sevmek için bir sebep aramadım hiç
Unutamıyorum bazı şeyleri, insanları
Onu unutsam bir tarih kalıyor, tarihi unutsam bir hırka kalıyor içimde, aklımda...
Unutmak mümkün değilmiş meğer, aradan değil yıllar asırlar geçse unutulmuyormuş,
Anılar bıçak misali saplanıyor kalbime daha da çıkmıyor oradan.
İnsanı öldüren de anılarmış işte, sevdiğiymiş öldüren.
Anıların içinde saklanan o büyülü varlık,
Hasret ki beni tanıyor,
Ölüm beni her yerde arıyor
Ruhumda dinmiyor ölüm sancısı
Saklanmak istiyorum yaşamın arkasına
Kaçarken ölümden bir yıldız kayıyor gökyüzünde
Rüzgarın en ferahı saçlarının arasından esiyor
Sıcağın en ateşlisi gözlerinden fışkırıyor
Ellerin kavuşma hasretiyle buz kesmiş beni çağırıyor
Kavuşmak istiyor iki gönül sevgilim
Bir annenin yavrusuna, günlerin haftalara, haftaların aylara, ayların yıllara, gündüzün geceye kavuşmak istediği gibi.
Sen yüzyıllarca uzaktasın, ben zaman yolcusu misali yüzyıllarca seni arıyorum…
Kapatamıyorum gözlerimi
Karanlığın içinde parlıyor yüzün
Açamıyorum gözlerimi
Güneş gibi parlıyor yüzün
Kör olmuşum aşkından
Ne seni görmek istiyorum,
Güneş çoktan doğdu.
Seninle uyanmak isterdim güne.
Sonunda sen olmayan her şeyden nefret ediyorum
Sabahın sesinden , gecenin sensizliğinden…
Bir gün bir şey seni bana getirecek
Ve ben seni her zaman bekliyor olacağım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!