Beklemeyi ve gözlemeyi öğrenmek
Ufuktan...
Saatini bildiği bir doğuşa ve batışa,
Rıza göstermek, dakikaları zorlamadan.
Susmayı ve dinlemeyi öğrenmek.
Ormandan...
İçinden yükselen her sese rıza göstermek,
Seslerin sessiz tahtına yerleşmek.
Bilmeyi ve bilmemeyi öğrenmek
Bebeklerden...
Bilgiye tüm masumiyetinle açılırken,
Bilmemenin hafifliğini meşale etmek
Sevmeyi, sevilmemeyi öğrenmek...
İlki kalbin genişliği, sınırı gökyüzü;
Diğeri ise en derin erdem,
Boş dönen elleri bile kutsal bilmen.
İnsan dediğin varoluşa etmen.
Gitmeyi ve kalmayı öğrenmek
Kuşlardan...
Mevsimi geldiğinde göğe kucak açıp,
Sadakatin nefesiyle yorulmadan eve dönmek.
Kazanmayı ve kaybetmeyi öğrenmek
Topraktan...
Baharın coşkusuyla çiçekler büyütürken,
Kışın çırılçıplak ıssızlığını da ısıtmak.
Ağlamayı ve gülmeyi öğrenmek
Bulutlardan...
Gözyaşını bereket bilip,
İncitmeyen bir ışıkla yedi rengine saçılmak.
Ölmeyi, yeniden doğmayı öğrenmek...
İlki zamanın hükmü, vakitten olmaz caymak
Diğeri ise ruhun mucizesi,
Kuruyan pınardan okyanusa açılır yelken
İnsan dediğin varoluşta iletken.
Nihan İnci
Kayıt Tarihi : 6.10.2026 20:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!