Sabahın kadehi gözlerinle dolardı.
Kabuk tutmuş kalbime sar, küflü yasları.
Lal olmuş ozandım, aşkın çarmıhım...
Gözlerin imkansız sevgi tuzağım...
elin çekme yarim, aklım Cennetim.
Deli gibi, yangın gibi, Mersin’im...
Kalbimi oydukça cennet hayalin,
Geceye emanet ettim yüreğini!
Ne kadar bozduysa hasret tövbemi,
Yağmura açtım dilenci ellerimi..
Kaderi yazan şair, kalemiyle bitirdi,
dün akşam, sana benzeyen birinin ardından yürüdüm.
Görecektin beni, sanki üzerime sen yağıyordun damla damla
Ayaklarımı bi görsen, bi korkak, bi titrek…
Ciğerime, ne oluyor lan dedim, nefes alsana !
Abi dedi yapma,, dur da duruvereyim şuracıkta…
Nefes almasam, baksana, onun ardın sıra nefes alınmaz yapma….
Nemrudun ateşi yakar
Kalbin kırılırsa gerçeğe
İşte böyle yanıldı insan
Olmayan bir hayale
Sevmek denilen yosma
Ve inanmak adi kahpe
hangi maskenin ardına saklanırsan...
gördükleri yine senin yüzündür.
Kaç güvercin uçurursan uçur semaya.
Zindanın yine de senin gönlündür.
Burnuna koyduğun havucun çürümesine mi yansam, deli bahar gelince erimesine mi kardan adamın.
Gittin ya gideli.
Ben hep kardan adamım.
Sus Mustafa!!
İyi ya, daha ne istersin,
Ağlayıp durma karşımda !
Ben sana demedim mi dudağı boyalıdan yar olmaz deyi..
Sen değil miydin, ‘onun ruhi ruhumdan, yarasi yarama denk he vala’ diyen…
Sen değil miydin, ‘o gülir ben deyirem sanki bahardır’…
‘Ağam bu Mustafa adam olmir ha’ !
Olmaz, aşktan zehirlenen adam olmaz yaa..
‘Ağam şu köşenin başında
elleri iki yanağında oturup ağıt edir rüzgara.’
Senden adam olmaz ! kasedci mustafa
Ben sana demedim mi yağmurlara asma ellerini
Sakın bakmayasın kahverengi gözlerine o yârin...
demedim mi cennet göğsünde dalmayasın rüyaya.
Demedim mi hasreti bırakasın şanlı Nazım’a..
Senden olmaz kasedci mustafa..
Simdi bu yorgun saati sana hediye ediyorum.
Tükenmiş dakikalarımı..
bu, şapkam.
bu, ceketim..
yokuşlarında titreyen yaşlı dizlerim..
hepsini sana hediye ediyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!