Yalçın Güler Şiirleri - Şair Yalçın Güler

Yalçın Güler

Söz bitti!
Artık bu deruni yerde
Konuşmaklar nicedir yakışmaz kimselere.
Kaldı her yamaçta birkaç sağır kelime,
Tamamlanmamış cümleler kalır,
Ağır …

Devamını Oku
Yalçın Güler

akşamları konuşurdu, dilinde bolca küfür,
yağmuru beklerdi belli ki, pörtlemiş gözleriyle..
şemsiyeyi iki kişilik açardı, acıların altında.
eski kadehleri kırmaktan elleri paramparça...
gülüyordu elbet, bilmem ki, göz torbaları doluca,
üstünde eski püskü anıların dağınık saçları.

Devamını Oku
Yalçın Güler

Ben geldim Tanrım !
Gittim,
gittim de geri geldim.
Kapında ağlamaya,
Yüzümü sürmeye yüce kapılarına…
Affına layık olamasam da…

Devamını Oku
Yalçın Güler

Sarılmaz derdinle yaktın gönlümü
Kapanmaz yaramın sebebi sensin
Karaya buladın mavi göğümü
Üstüme yağan karın sebebi sensin

Devam etmeyecek…

Devamını Oku
Yalçın Güler

Daha nem olasın ?
Mevlana’nın Şems i
Yunus’un Taptuk Emre’si
Nazım’ın Pirayesi varken..

Devamını Oku
Yalçın Güler

Kuşlarla konuşuyorum bu günden beri
Göçmen kuşlarla
Senin kentinden uçup gelmişler
Kanatlarında, kokun.
Gözlerinde, o cennet çehren.
Kuşlarla ağlıyorum bu günden beri….

Devamını Oku
Yalçın Güler

Neyimi sevmedi ki bu hayat benim
Neyim çok geldi ki…
Ben de alt tarafı gülerdim
Alt tarafı ağlardım herkes gibi
Herkes kadar konuşurdum akşam üzerleri
Neyimi sevmedi ki bu kader benim

Devamını Oku
Yalçın Güler

Yağmur yağıyordu o sabah
Kirpiklerimden süzüyordu yüzümün karasını
Bakışlarımı aldı götürdü sokaklardan
yağmur değildi hasretti yağan.
Kimse bilmedi kimsenin dilinden
Her adım kendi yalnızlığına yürüdü

Devamını Oku
Yalçın Güler

Geldiğim gibi gider oldum
Ellerim sım sıkı kapalı
Üstümde başımda yokluk
Kalbimdeki boşluk uzun kışlara alışık
Geldiğim gibi gidiyorum
Sen, aşkı öğretecektin bana diye,

Devamını Oku
Yalçın Güler

Esmer ahşamları sevmiyorum
gıcırdayan kapı sesini…
Sandalyeyi ürkek bir karınca gibi sallayan yaşlı kaplumbağa da geldiyse şimdi.
Vaz geçtim sen gelme.

Devamını Oku