Mağrur acılar çekmekle övünenler size,
Yıkılmış dünyalar vereceğim.
Oyuncaksız kalacaksınız bundan sonra.
Gidenlerin ardından sallayacak mendilleri,
Bırakıyorum acısı kendinden büyük karıncalara.
İçine koyduğunuz hüzünle yaşadı evler.
Ağzı kesilmiş kollarımın
Dermanı yok kelimeler
Ve duyulmaz seslerden yapıldım.
Ne yana döndüm, vurdu beni içimdeki çığlık.
Hangi ata atlayıp gittimse bu denizlerden,
Asası kaldı Musa’nın başım üstünde.
Sarı saçlı gemiler geçer limandan
Aklıma gelince sesi sevdanın.
Bir sen olurum kendimde
Bir de alabildiğine gizem.
Yağmur yağar aklıma gelirken ötesi aşkın.
Kendi yağmurlarım olurum.
korku kıyılarından,
hüzünlü kentlerden,
salaş sokaklardan,
benzi solmuş dağ yamaçlarından…
her bir şeyden koşar adım sana geliyorum
üzerimdeki yara bere
Kapa perdeleri, kilitle kapıları..
Sana efsunlar getirereceğim.
çekingen kalbimi huzruna serip
içinden tüm senleri seçeceğim..
Olması gereken ve yıkılan,
Tükendi artık sabahların kuş sesleri.
Geceye baykuşlar dadanmış, usta!
Kapandı mahşerin hesap defteri.
Tarttı acıları o büyük usta…
Şimdi, meçhul bir asker gibi..
potinlerim eski, yemenilerim kirli..
üstüm başım kir toz…
biraz Yemen, biraz Arıburnu kokuyor süngüm.
Bir elim Kars’ın dağlarında üşür,
bir yanım İzmirde kavrulur.
Akşamsı bir yalnızlık bulaşıyor camlara.
Hayır!!
Sen onu camlara sürüyorsun diye değil gözlerinle…
Ellerine bulaşan hüznü sıvadığından değil camlara.
Bir hatayı affetmek tüm hatalara sebeptir diye…
Bir yanlışı görmezden gelip camlara sıvar gibi ,
Hele çekin şu karıncaları yolumun üzerinden.
Canım perişan...
Alırım tüm intikamını șu çileli ömrün …
aha şu gezen minik karıncadan...
Güneşe deyiver,!
neyine üzülsem bu gidişimin...
savaşmadan cepheyi terk edişimin.
verdiğim sözümden kalleşçe kaçıp,
gururu sevgimden yüceltişimin.
şimdi rüzgar esse sen üşür müsün ?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!