Gün ışırken her sabah,
Ellerimde solmuş resmine baktım.
Bütün yokuşlarda susamış gönlüm
Ben, törpülenmiş kederde kaldım.
Alçaldım, incindim, semaya kızdım.
Göğsümdeki madalyalara aldanma küçüğüm.
Ben kahraman değilim .
Girdiğim tüm savaşları kaybettim.
Madalyalar mi?
Onlarin her biri ,
yedigim mermilerin parlak izleri.
Biz senlen iki kişiydik.
Aynada silüetimiz, Galata'da gölgemiz birdi öğlen üzerleri.
İki balık ekmek söylerdik, ama bir hesap ödetirdi bize Yorgi…
sonra sen gidince, aynanın hatalı,
Yorgi’nin hesap bilmez olmadığını öğrendim..
Gölgeye ne mi oldu ?
Giderken bilerek mi yanına aldın gülüşümü.
Oysa sabahları aynada gördüğüm yüzüm sendin.
Huysuzun biriymiş derken,
gülüşünü çaldım demeyi eksik etme.
Ha bir eksik ha bir fazla.
Aldıklarının yanında gülüşüm de helaldir sana..
Bana kül,bana kan...
Sana olsun hayat.
Ellerim,
Yangındır, asidir, dağdır.
En derin yaraları gönül dağında bırak.
Kederli masallardan geldik ikimiz,
Sen peri kızıydın bense masalcı.
Şu köşenin başıydı kavuştu ellerimiz,
Sen prensestin bense umacı.
Sana mavi gözlü çocuklar verecektim,
Nerden mi geliyorum?
Dil kurumu’ndan.
Geçer, kelimesini kaldırdık lügattan.
Zor oldu ama onları da ikna etti deli sevdam.
Hayırlı olsun..
Geçer, bundan gayrı yasaklanmıştır.
Seni sevmem için
Mumlar yakıp dualar ettiğin gün,
seni sevmekten vaz geçtiğim güne benzer.
Şimdi anlıyor musun
neden aynı yastığın iki uzak köşesine
başını koyar
Şimdi herkes elindeki emaneti sahibine geri versin. Sevgi de dahil buna.
Bebeklerin öldürüldüğü bir dünyada.
Taşıyamaz kimse hiç bir anı veya hatıra…
Uçurtmamı göğe astım.
Denizden alamadım annemin resmini.
Bir martı elimden kaptı sana uzanan elimdeki geceyi. Gündüzü bekliyorum.
Gökten indirdiğim uçurtmamla uçup sana geleceğim…
deniz güzeli..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!