Şimdi, meçhul bir asker gibi..
potinlerim eski, yemenilerim kirli..
üstüm başım kir toz…
biraz Yemen, biraz Arıburnu kokuyor süngüm.
Bir elim Kars’ın dağlarında üşür,
bir yanım İzmirde kavrulur.
Akşamsı bir yalnızlık bulaşıyor camlara.
Hayır!!
Sen onu camlara sürüyorsun diye değil gözlerinle…
Ellerine bulaşan hüznü sıvadığından değil camlara.
Bir hatayı affetmek tüm hatalara sebeptir diye…
Bir yanlışı görmezden gelip camlara sıvar gibi ,
Hele çekin şu karıncaları yolumun üzerinden.
Canım perişan...
Alırım tüm intikamını șu çileli ömrün …
aha şu gezen minik karıncadan...
Güneşe deyiver,!
neyine üzülsem bu gidişimin...
savaşmadan cepheyi terk edişimin.
verdiğim sözümden kalleşçe kaçıp,
gururu sevgimden yüceltişimin.
şimdi rüzgar esse sen üşür müsün ?
Gemileri sahiller, anıları limanlar yaksın.
Tüm şairleri ilmik ilmik sevdalara asın.
Saçlarını koy verirsen şanlı rüzgara..
Toprağıma, cennettir! Ruhuma kokun yağsın.
Şiirleri bana ver, ayrılıkları bana !
Uçurtmamı göğe astım.
Denizden alamadım annemin resmini.
Bir martı elimden kaptı sana uzanan elimdeki geceyi. Gündüzü bekliyorum.
Gökten indirdiğim uçurtmamla uçup sana geleceğim…
deniz güzeli..
Nerden mi geliyorum?
Dil kurumu’ndan.
Geçer, kelimesini kaldırdık lügattan.
Zor oldu ama onları da ikna etti deli sevdam.
Hayırlı olsun..
Geçer, bundan gayrı yasaklanmıştır.
Kapa perdeleri, kilitle kapıları..
Sana efsunlar getirereceğim.
çekingen kalbimi huzruna serip
içinden tüm senleri seçeceğim..
Olması gereken ve yıkılan,
Tükendi artık sabahların kuş sesleri.
Geceye baykuşlar dadanmış, usta!
Kapandı mahşerin hesap defteri.
Tarttı acıları o büyük usta…
Sen, geceye öykündüğüm,
Ellerimi kavuşturup dilendiğim,
Ve sustuğum.. adın dile değince.
ve kanayan.. dilim adını deyince.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!