Yağmur
rüzgârın taşıdığı haber gibi
gel göğün bağrından
süzül rahmet ol
çoğal bulutların koynunda
kâinata âb-ı hayat ol
yağ ölçünü şaşırmadan
uyandır toprağın ölü hafızasını
sök vadilerin sırtında
hüküm süren köpüğü
işle ince ince
toprağın derinliğine
Yağmur
arındır hayatı kirlerden
değ taşların susturduğu çığlıklara
in nehirlerden önce
sözün gölgesinde kurumuş köklere
temizle yüzümüzü
masumiyetimizi
yağ çokça yağ
şu kirli dünyanın üstüne
Yağmur
önce mahallemize yağ
bir vakitler aynı düşe güller ekmiştik
kokusu yarınlara kalsın diye
şimdi sokaklarımızdan
kendi karanlığımız akıyor
kökünü incittik
gülün dikeninden önce
güller kendi kokusuna yabancı artık
yağ
arındır bizi bizden
Yağmur
insanlığın üstüne de yağ
yıka bombaların göğe bıraktığı zehri
geç barutun kararttığı ufuklardan
sök taşlaşmış yürekleri
yerinden
bul külün altından
son insan sesini
hangi çağın elidir
göğü zehirleyip
rahmet bekleyen
öyle bir yağ ki
ölümün gölgesi çekilsin
çocukların yüzünden
göğün rahmine gömdüğümüz ölüm
yeryüzüne kader diye
yağmasın artık
Yağmur
içimize de yağ
gitsin bize ağyar olan
dışımızda kurduğumuz dünyanın
içimizde yıktığı ne varsa
oradan başla
"Homo homini lupus"
diye mayamıza sinen zehri sök
insan yeniden insana emanet olsun
göğün bütün kapıları açılmışçasına
çokça yağ
çokça yağ
belki temizlenir
şu kirli hanemiz
(E.B)
Kayıt Tarihi : 25.09.2026 09:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Kaleminize sağlık...
TÜM YORUMLAR (1)