Kim netsin neylesin derde yananı,
Herkes ava tutar dala konanı,
Biraz akıllı ol kapa çeneni,
Sır verme kimseye yalnız kalırsın.
Deli derler sonra arsız olursun.
Onunda benimde halimiz naçar,
Kötülük yapanı dost diye seçer,
İyilik bir tas su içipte geçer,
Nankördür iyilikten anlamaz Gülüzar.
Dedikodu gıybetime geriden güler,
Kim demişki bu dünyada ben ölmem,
Nasıl geldim nasıl giderim bilmem,
Elimde olsa inanki daha gelmem,
Anlamsız bu Dünya al senin olsun.
Bu günün ne farkı vardır yarından,
İyiler hüzünlü kötüler kinli,
Farketmez kadını kızlı gelinli,
Güzeller maymuna kaptırmış gönlü,
Bir gerçeğe şahit oldum dünyada.
Yalancılar kadıdanda kadıdır,
Dünya mezar olur gelen gidene,
Anana babana ata dedene,
Hele bak şu ölüm denen nedene.
Uyanık geliriz uyur gideriz.
Bilmiyorsan bunun adıda ölüm.
Yaşım geldi geçti dayandı kırka,
Lanet bu düzene ters dönen çarka,
Şahittir üstümde yırtılan hırka,
Bilmem bana ne zaman Gün doğacak.
Tabiki Dünyada dertle çile çok,
Bir dil varki diken gibi batıyor,
Palavracı bol keseden atıyor,
Bülbül demem baykuş gibi ötüyor,
Yeter artık bıktım senin dilinden.
Nasıl insan çözemedim bir türlü,
Akşamki söyledği söz sabahı tutmaz,
Çoktur böyle yalancı insanlar bitmez,
Her şeyi unutur sade kini unutmaz,
Bıktım yıldım iki yüzlü insandan.
Açta kalsan hain vermez sadaka,
İt itin ayağına basmaz,
Bağırsanda kulak asmaz,
Güneş doğmaz rüzgar esmez,
Yeter gayrı bıktık artık.
Kimi kime edersin şikayet,
Yalanlar kol gezer gerçekler uzak,
Tükenmez dertleri kimlere yazak,
Yalancı yalanla olmuş yüzü ak,
Utanmaz arsızın arından bıktım.
Bunu yapan iki ayaklı yılan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!