Rıfkı Kaymaz Adlı Üyenin Nedir Yazıları - Ant ...

  • çanakkale 18 mart

    17.03.2009 - 23:02

    ÇANAKKALE
    Çanakkale tarihim, Çanakkale destanım.
    Şehidimin türküsü, toprağım, suyum, kanım.
    Şüheda nefesiyle dirilen gülüm, canım...

    Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir şandır,
    Tarihe altın mühür, muhteşem bir nişandır.

    Mehmetçiğin yüreği, düşman zırhını deldi.
    O, önünde durulmaz, bentleri aşan seldi.
    Seyyid Çavuş misali, imanıyla yüceldi.

    Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir şandır,
    Tarihe altın mühür, muhteşem bir nişandır.

    Kayıt düştü tarihler: On Sekiz Mart gününü.
    Mehmetçiğin mermiye, ölüme güldüğünü.
    Gördü bütün bir dünya, inanmanın gücünü.

    Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir şandır,
    Tarihe altın mühür, muhteşem bir nişandır.

    Çanakkale, ecdadın değerli hediyesi,
    Unutulmaz bir destan, şanlı bir zafer bestesi,
    “Çanakkale geçilmez! ”: gerçeğin ifadesi.

    Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir şandır,
    Tarihe altın mühür, muhteşem bir nişandır.

    Ey bu cennet vatana kanıyla can verenler!
    Şehadet bahçesine bir gül gibi girenler!
    Size selâm ve dua, ölüp de ölmeyenler!

    Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir şandır,
    Tarihe altın mühür, muhteşem bir nişandır.
    Rıfkı KAYMAZ

  • nasreddin hoca

    15.07.2008 - 23:26

    Herkese öğüt verir,
    Konuşur nükte ile.
    'Ya tutarsa! ' dyerek,
    Maya çalar bir göle.

    Yüzyıllardır dünyaya,
    Fıkralarla seslenir.
    Düşündürür, güldürür,
    Eleştirir, ders verir.

    Sen bizim dünyamızın,
    Gülümseyen dilisin.
    Bir hoşgörü deryası,
    Bir tebessüm selisin.

    Seni rahmetle anar,
    Sunarız sevgimizi.
    Güler yüzlü hocamız,
    Eğlendir, güldür bizi!
    Rıfkı Kaymaz

  • mehmet akif ersoy

    15.07.2008 - 23:25

    “Âsım”dı, şairdi, dertli bülbüldü,
    Hak yolda inançla coşan bülbüldü.
    Mümindi, İslâm’a duyduğu aşkı,
    Safahat’a mısra mısra döküldü.
    Rıfkı KAYMAZ

  • keloğlan

    15.07.2008 - 23:22

    'Bir varmış bir yokmuş' la
    Masalına başlanır.
    Büyük küçük, dinleyen,
    Hikâyenden hoşlanır.

    Saf temiz yüreğinle,
    Dağları aşıyorsun.
    Annen ile birlikte,
    Ne güzel yaşıyorsun!

    Yoksulsun ama gönlün,
    Öylesine zengin ki.
    Ey Keloğlan biz seni,
    Seviyoruz inan ki...

    Kötülüğün düşmanı,
    Dostusun iyilerin.
    Macerası bir başka,
    Devlerin cücelerin.

    Masallarla her gece,
    Konuk ol evimize.
    İyi, güzel, doğruyu,
    Katarak sevgimize.

    Keloğlan, Keleşoğlan,
    Seviyoruz biz seni!
    Bekliyoruz her zaman,
    Gülmeni, güldürmeni!

    Rıfkı Kaymaz

  • TANDIR EKMEĞİ

    31.10.2007 - 23:41

    TANDIR EKMEĞİ
    Sıla tutkusuyla düşe dalmışım,
    Geçmişe uzanıp bir tat almışım.
    Tulum peynirini yayıp dürdüğüm
    Tandır ekmeğine hasret kalmışım.
    (Rıfkı Kaymaz'ın Sıla Türküsü şiir kitabından)

  • safahat

    28.07.2007 - 02:04

    milletimizin manzum tarihi.

  • bakır el işi

    28.07.2007 - 01:54

    Erzincan'ın yerel el sanatı.

  • edep

    28.07.2007 - 01:48

    İnsanın hayvandan farkı edeptir. (Mevlana)

  • çocuk

    28.07.2007 - 01:41

    Çocuklar bir güldür vatan bağında
    Kurur yaprakları ağladığında.
    Bugün bir küçücük pınardır belki,
    Yarın bir şelale çağladığında.
    Rıfkı Kaymaz

  • sabır

    28.07.2007 - 01:38

    Sabırla yollar, dağlar aşılır. Hayatın sıkıntıları onunla azalır. Hayata bakışımız onunla bir anlam kazanır.

  • erzincan

    25.08.2006 - 14:06

    ERZİNCAN’IM
    “Ayrıyım, dertliyim gurbet ilinde,
    Erzincan, bir hasret oldu dilimde
    Bir hasret, bir ateş yanar gönlümde,

    Gönlümde tutuşan bir odsun canım,
    Erzincan, Erzincan, ah... Erzincan’ım! ..

    Kazankaya, burcu burcu kokuyor.
    Şelale çağlıyor, zikir dokuyor...
    Ayrı kalmak yüreğimi yakıyor,

    Gönlümde tutuşan bir odsun canım,
    Erzincan, Erzincan, ah... Erzincan’ım! ..

    Ilgıt ılgıt eser tatlı rüzgârın.
    Dört yanında, sıra sıra dağların...
    Yeşil yeşil, canlanıyor bağların,

    Gönlümde tutuşan bir odsun canım,
    Erzincan, Erzincan, ah... Erzincan’ım! ..

    Yüce tepesiyle sarar insanı,
    Munzur Dağı, sonsuzluğun mekânı...
    Ekşisu, Beytahtı, güzel dört yanı,

    Gönlümde tutuşan bir odsun canım,
    Erzincan, Erzincan, ah... Erzincan’ım! ..

    Terzi Baba, öte dünya kapısı,
    Mezar taşlarıyla, derviş kokusu...
    Pir-i Sami, Paşa Dede... Hepisi...

    Gönlümde tutuşan bir odsun canım,
    Erzincan, Erzincan, ah... Erzincan’ım! ..

    Salih Baba, aşkla yazmış divanı,
    Tasavvuf kokusu kaplar her yanı,
    Manevî bir alem sarar insanı,

    Gönlümde tutuşan bir odsun canım,
    Erzincan, Erzincan, ah... Erzincan’ım! ..

    Salihoğlu, der ki yetmez bu sözler!
    Erzincan gönlümden hiçbir an gitmez!
    Onu anlatmaya satırlar yetmez;

    Gönlümde tutuşan bir odsun canım,
    Erzincan, Erzincan, ah... Erzincan’ım! ..”
    Rıfkı Kaymaz

Toplam 11 mesaj bulundu