Yıl iki bin yirmi beş.
Yaş kaydımsa elli beş;
Bu gözler neler gördü oysa.
Ömrüm ise,terazi eksildikçe ağırlaşmış bir ateş.
Mülkün temeli falan değil adalet;
En acısı da bu...
Temeller çökmüş aslında,duvarlar viran.
Hangi kapıyı çalsam, içeriden yankılandı aynı figan.
Karakolda bile resmi yoktu Atamın.
Duvar çivisinden bile mahcup,
İçimi en çok acıtanda buydu.
Bir memleket susuyordu şimdi,
Kendi gölgesine küsmüş, mağlup, meczup.
Hürriyet dedikleri,raflarda sararmış bir gazetenin
Adında kalan hatıra.
İsyan,boğazımda büyüyen
Dilsiz bir mahkeme; hükmüyse facia.
Göz altlarım morarmış artık;
Ne cop iziydi bunlar, ne de meydandanlardaki karmaşa.
Kaygı nöbetleri tutuyor gözlerimdeki morluklar.
Sabahlar şimdi mezara dönüyor...
Yirmi üç yıl olmuş yollar biteli;
Hangi menzile varsam kayıp.
Önce selâsı geliyor gidenlerin,
Sonra isimleri kalıyor garip.
Olağanüstü düşlerle doğdum bu sabah, hayat beni güzlere boğdu;
Uyan Atam!
Toprağın kokmadan öğrendim,
Bazen insan, yurdunda bile yetim kalan
Her Kasım iner içime,zaman susar.
Bütün saatler susar dokuzu beş geçe,
Kaybolan ülkem bulunur mu bilmem;
Ben hâlâ sorarım her gece.. .
Kayıt Tarihi : 20.10.2026 00:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!