Resmi soluk, camı kırık çerçeve
İhmalkar yılların sırdaşı duvar
Anlatan olmadı devri zamanı
Hüznün, - dili geçmiş hikayesi var
Haneden bugüne kalan hatıra
Bilmez idim sevdayı, cana çaldı gönlümü
Nasıl bir ahval idi, aşka saldı gönlümü
Açmadım kimselere, arz etmedim halimi
Bir tenhada habersiz, geldi buldu gönlümü
Didarı cananı seyre dalınca
Aldı benden beni gitti o ahu
Başka sevdalara kapandı gönül
Ahvali vurguna yetti o ahu
Çöllerde Mecnundum dağlarda Ferhat
Çocuk varsay tut elimden bırakma
Sahipsiz el tutunacak el arar
Cancağızım al gönlünün içine
Bülbül olan gülistanda gül arar
Aşktan olsun sohbetimiz sözümüz
Ama bugün ama yarın
Atacak yükünü üzerinden dünya
Şiirler bitmeden
Tuvaller sergilenmeden
Altın değeri verilirken sükûta
Hira'da verildi vahyin müjdesi
Muhammed'e nefes oldu cebelde
Sırr-ı hikmettendi her bir hecesi
O Can ki Canan'ı buldu cebelde
Nurundan bir reşha güneş misali
Cem eylensin alem Hak hatırına
Maksadın alâsı insansa eğer
Yılanı delikten çıkaran kelam
Tatlı dil dediğin lisansa eğer
Adem'den gelmeyiz kardeşiz yani
Gönlüme düşensin cemre misali
Hazan mevsimimde baharım oldun
Gözlerim kapalı hiç düşünmeden
İlelebet ahtim kararım oldun
Hep yanımda olsun isterdim biri
Kenar mahallenin hür insanları
Hem koca yürekli hem gözleri tok
Sıvası dökülü malûm hanenin
Çıkmaz sokağından büyüyen çocuk
Yarını belirsiz geçmişi belli
Boş hayale feda ettik yılları
Yanlışları doğru sandık çok zaman
Leylasız çöllerde Mecnun misali
Serapa inandık yandık çok zaman
Sonunu görmeden girdik dehlize




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!