Ünal Çağabey Şiirleri - Şair Ünal Çağabey

Ünal Çağabey

Yazık ki ne yazık, bizim toplum doğrudan bihaber
Doğru sanır yanlış bildiğini, yanlıştan haber üstüne haber..

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Yirminin üstüne sekiz ekle, hiçbir şey edermiş
Hiçin yanında yirmi sekiz hiçten az edermiş..

Devamını Oku
Ünal Çağabey

yok derse yokluğun
yok derse hani
tutarsa pişmanlığın
yoksulluğun
yok derse birgün
ben yokum

Devamını Oku
Ünal Çağabey

nerden bileceksin
nereden ki bir yaşamın
kapılarından sarmaş dolaş
çıktığın bir fidanın..

hani açıldığı vakit kapı

Devamını Oku
Ünal Çağabey

yolum uzun,
yüküm ağır
beden dayandığı kadar
kulak artık sağır.
gözler birşey fısıldamakta
zira dil tadını unutmuş

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Yusuf’a dokun Züleyha
Yusuf’a;
Kirli ellerin kabuklarıyla
Kuyudan peygamber çıkan ah’a
Yusuf’a dokun Züleyha
Karanlık gözlerinle bir gece,

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Kendi yüzüme bakamaz ettin
Yakamdaki izime
Yolculuk esnasında fikrimce
Esamesinin kör okunduğu
Tabletlerin kilden
Kalem artık yazamaz oldu

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Zamansız bir yolcu gibidir zaman
nerden çıkacağı belli olmaz
haykırışları,hengameleri,yalnızlıkları...

Kim salmış bunları dersin
kim bırakmış yularını

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Elimde olsa keser atarım nefsimi
Lakin elimde değil ki alamıyorum kendimi
Gece gündüz sarar beni bırakmaz bir yere
Zulmeder ruhuma başsız bırakır her yere
Kesik başla dolaşırım gecenin ayazında
Dünya nede güzelmiş olmayan gözün kozasında

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Şeyhime açılan kapı da eşik olsam basılacak
İdama gider gibi, boynum feda olsun asıldı ha asılacak..

Devamını Oku