Yazık ki ne yazık, bizim toplum doğrudan bihaber
Doğru sanır yanlış bildiğini, yanlıştan haber üstüne haber..
Yirminin üstüne sekiz ekle, hiçbir şey edermiş
Hiçin yanında yirmi sekiz hiçten az edermiş..
yok derse yokluğun
yok derse hani
tutarsa pişmanlığın
yoksulluğun
yok derse birgün
ben yokum
nerden bileceksin
nereden ki bir yaşamın
kapılarından sarmaş dolaş
çıktığın bir fidanın..
hani açıldığı vakit kapı
yolum uzun,
yüküm ağır
beden dayandığı kadar
kulak artık sağır.
gözler birşey fısıldamakta
zira dil tadını unutmuş
Yusuf’a dokun Züleyha
Yusuf’a;
Kirli ellerin kabuklarıyla
Kuyudan peygamber çıkan ah’a
Yusuf’a dokun Züleyha
Karanlık gözlerinle bir gece,
Kendi yüzüme bakamaz ettin
Yakamdaki izime
Yolculuk esnasında fikrimce
Esamesinin kör okunduğu
Tabletlerin kilden
Kalem artık yazamaz oldu
Zamansız bir yolcu gibidir zaman
nerden çıkacağı belli olmaz
haykırışları,hengameleri,yalnızlıkları...
Kim salmış bunları dersin
kim bırakmış yularını
Elimde olsa keser atarım nefsimi
Lakin elimde değil ki alamıyorum kendimi
Gece gündüz sarar beni bırakmaz bir yere
Zulmeder ruhuma başsız bırakır her yere
Kesik başla dolaşırım gecenin ayazında
Dünya nede güzelmiş olmayan gözün kozasında
Şeyhime açılan kapı da eşik olsam basılacak
İdama gider gibi, boynum feda olsun asıldı ha asılacak..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!