Dersim;
Ağlamaklı gecem,
Kanlı gözyaşımın feri
Cihan padişahı kıyamazken
Serin munzurunda yıkanmayı,
Murattan bir tas su içmeyi
Defterim deyip de içimi döktüm sayfalarca içine
Kendin bilmez biri gelip de aldırmadı, etti içine..
çıt kırıldım kadınları vardı
lambaları sönerse hemen
hazırdı mumları
öyle ahım şahım değil
tipine baksan eh işte
hani var diyebilecek
Sende utan ey tarih
Bir çocuğun ölümü var önünde
Bir ayrılığın perdesi,
Bir güvercinin kırık kanatları
Bak hayat gidiyor dar bir sokakta
katır sırtında...
bir zambak hikayesiydi
yeni uyanmıştı uykusundan
hani kör ve sağır
ziliyle yaşamın
kollarında olduğunu
ancak sonradan anladı..
dakikalarım çalındı
yüreğim bomboş
hangi kıyıya vursa dalgalar
bedenim titrer o akşam..
hep mor kuşağındaydı
zaman hep alnının ortasında
mavi çarşafta bir kadındı gördüğüm
gördüğümde suretimden utandım
altından dışarı fışkırmıştı
dışarı inceden lule saçları
sapsarı,ince bir sazlık gibi
güz mevsimindeydik sanki..
Bir kuş sıcaklığında
Bilirim
Bir kuş yalnız söyler şarkısını
Bildiği yollardan
Bildiği pencerelerden sallayarak
Başını ince nağmelerle
hangi cümleler sarılacak bana
beni hangi kelimeler teselli edecek
niçin bu ikiyüzlülük
bu dağınıklık neden..
bulanık bir hava çöktü üzerime
Buzlu camlarda ki aksini görürdüm rüyalarımda
Yavaş yavaş yürüyerek gelirdin ekranlara
Soğuk kış gecelerimi ısıtarak
Azap verirdin beni cehenneme göndererek
ve senin cennetinde yaşardım
Yanlışlıkla başkalarına mesaj yollayarak..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!