Karantinaya alınmış ne varsa
Ne varsa bu dünya da
Yeryüzünün fersah kalbinde
Sicim sicim dokunmuşsa
Hani ilmek ilmek yaşamak
Ne varsa dokunuşlarda
Qasya köyü ağlasın,
can versin,
can almaya devam etsin.
kovsun içinden güzellikleri,
güzelliklere kıysın,
tarumar etsin.
düşlerim ay ışında
sallanmakta yüreğim
bilmem kaçınçı akşam
bilmem kaçıncı rüzgar esmekte
yüreğim yangın yeri gibi
ateş almış,kor misali
Ben bir şairim gece de parıldayan
Fitilsiz bir ateş,
herşeyi örten
ve şekil veren..
Ben bir şairim aslında
hiçbirşey bilmeyen...
Ayrılık yaman ayrılık
Solgun akşam güneşiyle güldüğün vakit
İçimde kıpırdanır ağlar bir kuş o demde
Ben seni dolunaya sorduğum vakit
Gece içinde bulutlar kavga eder o demde
Garipleri,yetimleri,öksüzleri
aynada kendime baktığıma aldırmayın
ben ancak kendimle sevişirim
yüzüm tenimi görünce
ancak kendime söz geçiririm
traş olmasam da olur
Viran oldu bahçem,gülüm
Viran oldu ömrümün ömrü.
Çal zurnacı vursun davullar, çalsın sazlar
Hengamededir yüreğim
Kurumaya yüz tutmuş fideleri
Ruhum engereğin dişlerinin arasında
Bir türlü çekip alamıyorum
Ruhum gözbebeğinin olmaz kıyısında
Çekip de bir türlü kurtulamıyorum
İçimde var içimde anlaşılmaz bir sancı
beyazsa her yer
annemin ak saçları
babamın sakalı gibi
asumanın bulutundan
beyazsa hani yaşam
gözlerinin bebeğinden
Kafamızı karıştırarak ettiler kalabalık
Aldılar herşeyimizi elden yok ettiler bir anlık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!