Ünal Çağabey Şiirleri - Şair Ünal Çağabey

Ünal Çağabey

rengarenk, güzel bir resimden aşağı düşüyordu
üstündeki köprünün ayakları
kırgındı,kırılmıştı
akşama doğru kızıldı güneş
yol vardı,yol gidiyordu
yol uzuyordu..

Devamını Oku
Ünal Çağabey

hani gelecektin bir akşamüstü
örtüsü kaybolurken güneşin,
yorganın altında oynaşan gecenin
üstüne gelecektin bir vakit..

hani demiştin ardından

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Kim olduğumu biliyorsan eğer
Ürkütme sakın ceylanları
Dağları yontma benim için
Devirler tarihe karışsa da
Sorma beni güneşe
Biliyorsan kim olduğumu

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Kadın dediğin şehvet içinde şehvet
Hem rahmet hem bereket hemde narı felaket..

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Orada bir masal var kaf dağının arkasında
Zirasında fazlaca bir çekingenlik
Başı ağrıyan bir anne gibidir
ve taziyelerini sunan bir akbaba misali..

Var orada birşeyler biliyorum

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Nur’un ahengi düşmüşse kağıtlara
Ak pak olmak için birleşmek lazım
İşlenmişse günahlar olmaz vicdanlarla
Kağıdı kalemi bir etmek lazım..

Nicedir, edep yolunda sarsılmaz bilirim;

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Kalbim bir düş gördü bu gece
Elinde som altından bileklik pehlivanın
Çeşmeden nazlı bir su akmakta
Kuralsız endamelerle dağın
Kerhan kurdu değil miydi yakub'a
Söz veren yusuf'a dokunmadım

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Ben İstanbul’um,ben zamanın en güzel kadını
İçimde boğuldu krallar,vardır herkesin kanı…

Devamını Oku
Ünal Çağabey

ruhumun derinliklerine nam salmış akıbetsiz
bir kahraman getireceğim sana. cennet
ırmaklarının kenarında dolaşacağım seninle,
asumanda bir melek olacağım ve pers
diyarında bir daryus. geçitsiz geçitlerimde
bir dinamit patlayacak, yüreğim yerinden

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Çölde bir kum tanesi, bataklıkta çamur olsaydım
Hesaptan hesap çıkar, bu hesabı verecek olmasaydım..

Devamını Oku