Sıkıntılar şiire varırsa
Umutlar öksüz kalır
Kim yazacak
Ellerinde bidonlar
Sabahın ayazında gülüşleriyle
Su taşıyan köy çocuklarını...
Her gune bir gul verin
Icinizin butun karmasasinda
Dagilan renklerin en kizilindan
Bir ufuk diriltin hircin gogunuzden...
Sonra oturun onunde
Kalan uzunca bir yoldur
Onunde uzanan yine masallar diyari
Kopup annenin ellerinden
Ha yurudun ha yuruyeceksin
Ayaklarinda ilk seyirtmenin heyecani
Senin ellerinin icinde
Sığındıda kaldı yücelere
Öyle mahçup, mahsun
Sessizce geceye sağıldı ellerinden
Kızıl bir gül
Dikenleri kaldı ona yadigar
Dikenlerden koca bir duvar gibi
Kalem kaçıncı;
Arsız dokunuşun.
Kağıdın koynunda,
Kaçıncı okşayışın.
Masum boşluğunda,
Bembeyaz tenli hoşluğunda;
Solgun yüzlü kadın,
Zor işin.
Sabahtan düşmek yollara.
Kollarını çekemeyen gövdenle.;
Vardiyalarda güneş beklemek zor.
Bitecek nasılsa ölünce.
Ard arda dizildiler
Sıralarından dökülen paçavralarıyla
Elleri yüzleri ve açık gönülleriyle
Taşlı yollarda yırtılmış tabanları
Ve inadına işleyen beyinleriyle
Dünyanın asıl efendileri işçiler
İşte memur oldu
İşine gidiyor
Düşün ufukları daraldı
Soluğu azaldı İşte memur oldu
İşine gidiyor
Düşün ufukları daraldı
Işınların ırayan şenliğinde
Sen kara bir nokta
İnanki değilsin bağlı
Ne yarına nede bugüne
Seni bağlıyan uçurumlarki
Onları sen kazıdın
Bu kaçıncı boğuşun,
Işığınla lime lime bedenimden,
Kaçıncı ışıyışın.
Kanımı kurutup;
Kaçıncı kez soğuruşun.
Belki anlam arayanlara.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!