Sabah oldu
Unutulan
Bir düş gibi geçmişim
Hep yeni ufuklara açılan
Sonsuzca bir sevgi seliyle
Doğan güneş imparatorluğu.
Sustu;
Yalnızlığını unutup,
Daldı gecenin karasına.
Takıldı yıldızın sarısına.
Ta içine aktı düşleri,
Selamlar,
Bugün yalnız ve yalnız sizi,
KItalar da boynu bükük dik mağrur,
Yahut umarsızları yazıyorum.
İçiniz de kaç kez oturdum,
Dedim kara gideyim
Kar bana hasret
Baktim penceremden
Kar bana geliyor
Tuzlarla saldiriyorlar uzerine
Buzlanmasin diye kutsal yollari
Gözlerine doldurdu,
Yıldızları:
Ve ağladı,
Geceye.
Bakın ölüyor,
Kurşunlar,
Nakışlarını çizerken bedenlere;
Umudun desenlerini,
Mutluluğun mısralarını yaratırdı,
Bombardıman altında,
Hiç karartılamayan yüreğinde.
çanlar çalıyor bu gün pazar
İnsanlar evlerinden çıkmıyor
Kutsal pazarlarında dinginler
Yollar boş hatta bomboş
Sonbaharda hala yeşil dallarda
Rüzgarın cıvıltısı kulaklarımda
Yolları kar dolamış;
Yüreği hüzün.
Soluğu buz dondurmuş,
Umudu ölüm.
Mevsim kapkara bir güzdür,
Sevda ocak da kıpkızıl bir köz.
Korkuluklardan korkma karga.
Dal tarlalara,
Hiç olmazsa sen ye.
Yemesini bilmez bu çiftçi.
Korkuluklardan korkma karga,
Kaygı büyüyor,
Yollar artıyor.
Nerde başladı bu oyun,
Nerde bitiyor.
Ve yığınlar böcek sürüleri gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!