Makale
Hayatta bazen sığ sularda kalabilir, bazen de bir okyanus derinliğine ulaşabilirsiniz.
Bazen küçük gibi görünen şey, evreni sığdırır kalbine.
Nice damlalarda özgürlüğe tavaf eden düşünceler ve okyanuslarda nice semalar vardır.
Oysa nerede bulunursanız bulunun; kainatı, okyanusları, girdapları ve kıyıları yaratan 'O'dur.
Kimini hayatın çetfeteli yolları menzil aldırır, kimini hayatın yolları, yolunu arşınlatır.
Kimi yürüdüğü yolları asla hiç yürümez ancak yürür gider geleceğe.
Kimi ise içten nice yollar katetmiştir de yolları hep aynı güzergahtır hep anda.
Bizim yolumuz aynı her daim. Kendimize yürüyoruz.
İnsan hakikatin noktasında bir an durduğunda, aslında yaşamın cümle aleminde büyük kainatı da okur.
İnsanın olgusundaki her gerçek fikir tüm yaşamın da kendi içindeki devrimidir.
Makale
Kabul edelim ki Türkiye ne kadar beka mücadelesi veriyorsa kendi bekasını Türkiye ile bir bütün olarak
yürütebilen her insan bu ülkenin birer mihenk taşıdır.
Kalbi, aklı ve hür iradesiyle bir yola çıkan her insan mutlaka kendi adımlarının takipçisidir.
Yolun sonunu düşünmez hiç. Çünkü kendini yolun sonunda beklediğini bilir.
Gerçek aydınlar geleceği aydınlatanlardır.
Aydınlık yarınlara daima ışık tutanlardır.
Bir an kendi karanlık düşüncesini bile gölgesine katıp, varlığı ile inancına sahip çıkanlardır.
...
Sadece kendi fikirlerimizi değil, inandığımız fikirleri de savunmalıyız.
Kendi fikirlerimiz bizi ifade ediyor olabilir ancak inandığımız fikirlerde; fikirlerinizin inancını sizinle tamamlar.
İnsan yaşadığı tarihî rakamlardan ibaret bilirse savunduğu fikri rasyonel bir süreç gibi olur.
Oysa herşeyin bir değeri vardır. İşte biz yaşadığımız dönemde toplum olarak belki bir çok değer yargılarımızı yitirdiğimiz, ancak bilinçlenip bir değere varolduğumuz hakikatine ulaştığımızda herşeyi daha iyi anlar ve öyle bir değer ifade ederiz herşeyde.
Fakat bizler çok derin bir tarihten geçtiğimiz için,
çoğu zaman insanlar hakiki değerlerin içinden geçerken farkına varamayabilir o gerçeklerin.
Oysa gerçekler hakiki bir yaşamdır ve bazen gerçek olmayan düzenlerin içine de bir yaşam inşa eder insanlar.
İşte orada herşeyin bir süreci vardır. Yoksa zaman dediğimiz şey sadece dünya ile sınırlı maddesel bir kavramdır.
Tarihin farklılığı, hakikatin gerçek olgusunda daima eşittir.
Çünkü gerçekte insanları birleştiren tek şey aynı duygu ve
düşünce içinde bir bütün olabilmektir.
Makale
Fikirleriniz geçmişi ne kadar kuşanırsa, gelecekte o kadar sizi kuşanır.
Hiçbirşey birbirinden bağımsız değildir.
İnsan daima geçmişin içinden bir geleceğe varır.
Hep öyle olmadı mı? Ancak hakikatte daim bir gelecek, geçmişi ve geleceği anda bütünler.
Makale
Hayatın bekası, insanın da bekasıdır.
İnsan her ne kadar kendi dünyasında bir beka mücadelesi veriyorsa, yaşamda bizzat o noktada insana yaşam katar.
Çünkü beka bir sözcük ifadesi değil, bilakis öz ifadeninde hakiki bir sözcüsüdür aslında.
Hayatta herşey öz bir bekanın içinden yoğrularak kendi bekasının hakikatine ulaşır. İşte gerçek bir beka savaşı da odur.
Makale
İnsan hayata bir düşünce yazıp tasarlarken, kendi kimliğinden öte, yaşamın tüm kimliğini ortaya yansıtmayı sevebilmeli.
Çünkü insan için, harhangi bir düşünce bir değerde bir anlam ifade ediyorsa değerlidir.
En büyük değer insandır. İnsanın hayata yansıttığı ve kattığı herşey gerek özel , gerek iş anlamında olsun
Ne fark eder ki olup bitenleri hiç duymasanız?
Daha henüz mahşer sona ermedi!
Duyuyorsanız eğer kalben olup bitecekleri, susun sanki hiçbirşey olmamış gibi!




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==