Çocuktum kimse bilmiyordu.
Hani koşarken yolda düşersin ya,
Yolundayken hayatın sen,
Oysa hayatın yolunda olmadığını öğretir çocukken düştükçe.
Anlarsın ve büyüdükçe düşündükçe.
Sen yola koyulursun yollar konumun olur vardıkça.
İnsanlar arasında geçici bir varlık olmaktansa, kalıcı bir yokluğu tercih ederim..
Düşünün ki herşey varlığımızdan yokluğu tüketmekte ve varmaktayız tüm yoksunluğumuzla bir varoluşa.
Hep bir varsayımlarla yokladık kendimizi varı yoğu yoğurduk ömrümüze.
Varabildigimiz ise en vardan varabildiklerimizdi vardıkça ve varoldukça tüm yokluklarda.
Uzak kaldığınız herşey bir dua ve bir tebessüm yakınlığındadır.
Yaklaştıkça bir bakışa ve bir duada yakınlanan can;
yakınlıktan öte, bir duyuşta daima kalpten bir yaklaşımdır.
Ne kadar eski olsa da bilinmeyen herşey en yenidir.
Önemli olan herhangi bir şeyin eski veya yeni olması değil, insanı içinden bir yeniliğe erdirmesidir.
Zaman her insan için yenilik getirir. Çünkü zaman bizim içimizden yineler kendini.
Yeniliği; ya zamanla, ya ansızın yada zamanında yaşar insan.
Unutmamali ki; bahar çiçeklerinin açmasına hiçbir kara kış engel olamaz.
İnsanın içinde ki zamandır önemli olan.
Makale
Hayatta bazen sığ sularda kalabilir, bazen de bir okyanus derinliğine ulaşabilirsiniz.
Bazen küçük gibi görünen şey, evreni sığdırır kalbine.
Nice damlalarda özgürlüğe tavaf eden düşünceler ve okyanuslarda nice semalar vardır.
Oysa nerede bulunursanız bulunun; kainatı, okyanusları, girdapları ve kıyıları yaratan 'O'dur.
Kimini hayatın çetfeteli yolları menzil aldırır, kimini hayatın yolları, yolunu arşınlatır.
Kimi yürüdüğü yolları asla hiç yürümez ancak yürür gider geleceğe.
Kimi ise içten nice yollar katetmiştir de yolları hep aynı güzergahtır hep anda.
Bizim yolumuz aynı her daim. Kendimize yürüyoruz.
İnsan hakikatin noktasında bir an durduğunda, aslında yaşamın cümle aleminde büyük kainatı da okur.
İnsanın olgusundaki her gerçek fikir tüm yaşamın da kendi içindeki devrimidir.
Makale
Kabul edelim ki Türkiye ne kadar beka mücadelesi veriyorsa kendi bekasını Türkiye ile bir bütün olarak
yürütebilen her insan bu ülkenin birer mihenk taşıdır.
Kalbi, aklı ve hür iradesiyle bir yola çıkan her insan mutlaka kendi adımlarının takipçisidir.
Yolun sonunu düşünmez hiç. Çünkü kendini yolun sonunda beklediğini bilir.
Gerçek aydınlar geleceği aydınlatanlardır.
Aydınlık yarınlara daima ışık tutanlardır.
Bir an kendi karanlık düşüncesini bile gölgesine katıp, varlığı ile inancına sahip çıkanlardır.
...
Sadece kendi fikirlerimizi değil, inandığımız fikirleri de savunmalıyız.
Kendi fikirlerimiz bizi ifade ediyor olabilir ancak inandığımız fikirlerde; fikirlerinizin inancını sizinle tamamlar.
İnsan yaşadığı tarihî rakamlardan ibaret bilirse savunduğu fikri rasyonel bir süreç gibi olur.
Oysa herşeyin bir değeri vardır. İşte biz yaşadığımız dönemde toplum olarak belki bir çok değer yargılarımızı yitirdiğimiz, ancak bilinçlenip bir değere varolduğumuz hakikatine ulaştığımızda herşeyi daha iyi anlar ve öyle bir değer ifade ederiz herşeyde.
Fakat bizler çok derin bir tarihten geçtiğimiz için,
çoğu zaman insanlar hakiki değerlerin içinden geçerken farkına varamayabilir o gerçeklerin.
Oysa gerçekler hakiki bir yaşamdır ve bazen gerçek olmayan düzenlerin içine de bir yaşam inşa eder insanlar.
İşte orada herşeyin bir süreci vardır. Yoksa zaman dediğimiz şey sadece dünya ile sınırlı maddesel bir kavramdır.
Tarihin farklılığı, hakikatin gerçek olgusunda daima eşittir.
Çünkü gerçekte insanları birleştiren tek şey aynı duygu ve
düşünce içinde bir bütün olabilmektir.




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==