Ben en çok
yanlış yapandan değil,
yanlış yaptığını bilmeyenden
korkarım.
.
Ben en çok
Gökyüzü mavi bir çarşaf gibi serilmiş.
Günün ilk ışıkları,
Yorgun omuzlara dökülmüş,
Yumuşacık.
Sabah güneşi misafir gibi
odalara erkenden oturmuş.
Bazılarının insan fobisi var,
Adına yalnızlık diyorlar.
(Ben yalnızları,
üşümüş ellerinden tanırım.
Bir kanadı eksik serçedir onlar.)
.
Ben dünyaya gözlerimi ilk açtığımda,
sadece sımsıcak bir kucak bulmadım;
güvenli bir yuva buldum, bir vatan gördüm.
Sevgi, şefkat, merhamet dolu bir yüz gördüm.
O annemdi.
Babalar Günü geldi…
Ben yine
anıların kapısını çaldım.
.
Mezar taşına değil,
Hatıralarına sarıldım,
bugün yine annem geldi
evleri ev yapan
o eski telaşıyla içeri girdi
.
kapıyı kapatırken
sanki dışarıda olan
1
yıllar yıllar önceydi
akşamlar gaz lambasıydı
ışık sarı bir sessizlik
.
ben ödev defteriydim
ben bu dünyaya
büyük cümleler kurmaya gelmedim.
bir yanlışlığın
altına atılmış imza olarak geldim.
çocukluğum,
Ey Sevgili!
Bir damlanın hasretinde büyüdü deryalarım.
Yanan çöllerin göğsüne gizledim adını.
Susuz kuyuların kalbine gömdüm feryadımı.
Gece, hırkasını giymiş bir derviş gibi
ufku bürüdüğünde
1
ayna yoruldu
her gün yabancı yüzler taşımaktan
içindeki sır dökülüyor şimdi
bakan kendini görüyor
ayna ise sadece yokluğu




-
Mustafa Arar
Tüm YorumlarÜstat, tüm şiirleriniz çok güzel. Ama Annem Şiiriniz benim favorim. Bu şiir bir şaheser.