Sümer tabletlerinde kuruyan o ilk hasret,
Asur surlarından taşan amansız bir kuşatmadır.
Babil bahçelerinde büyüyen o mağrur öfke,
Roma sütunlarını kökünden sarsan yıkımdır.
Fethi imkansız sanılan kapılar birer birer devrilir,
Cebeli kıyılarında bütün geri dönüş yolları yakılır.
Yükselen dumanların ufkunda yollar silinirken,
Ardında sığınacak tek bir iskele bile kalmaz.
Uzak pusu yerlerinde çırpınsa da o derin özlem,
Ruhun en tenha odalarında beslenir bu büyük kırgınlık.
Gökyüzünün kırbacı döverken ortalığı insafsızca,
Derin dalgalar kıyının bağrında yankılanır durmadan.
Enkazından yükselir o mağlup imparatorluğun külleri,
Yıkılan mabetlerin önünde eğilmez bu vakur gövde.
Kendi tahtını yakan bir hükümdar asilliğiyle artık,
Kendi temiz yalnızlığı başlar vaktin, koca bir tarihi geride bırakarak.
Kayıt Tarihi : 18.10.2026 16:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!