“Beden, ruhun üzerine giydiği geçici
bir tekrardır.”
Bekle beni,
Beklemediğin bir anda...
Geleceğim.
Yüz ifadeni birden canlandırdım
gözümün önünde:
Şaşkın bakışların,
çatık kaşların,
dişlerini sıkıca kapatmış dudakların...
Sessizliğine büründün bu dünyanın;
oysa ne çok söz dökülmüştü
dillerimizden.
Sanma ki ilk kelimeyi biz bulmuştuk,
ilk kez biz ses vermiştik hayata.
Tüm kelimeler, tüm dillerden;
bir zarın altı gelme olasılığınca,
bir canlının milyarda bir yakalandığı
o amansız hastalıkça...
Sayısız dizilimin, imkânsız ihtimallerin
o soğuk hesabından geçmişti
sesimiz,
bizden çok önce.
Bizimki kadim bir yankıydı sadece;
kazındıkça topraktan çıkan
yorgun bir coğrafya gibi,
unutulmuş bir aşk gibi...
Kapatmıştık sırlarımızı
toprağın altına yufkaca,
bir gün bulunsun diye.
Bekle beni, geleceğim;
sırrın sınırına erişince,
bir ceketi üstümden sıyırır gibi
tenimle vedalaşarak,
kimsenin bilmediği kelimelerle...
Beni bekle!
Kayıt Tarihi : 26.10.2026 10:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Karşısında duruyordu; şaşkın bakışları, çatık kaşları ve dişlerini sıkıca kapatmış dudaklarıyla tıpkı hafızasına kazıdığı gibi. İlk kelimeyi kendilerinin bulmadığını, bu karşılaşmanın da evrenin soğuk olasılık hesaplarından yalnızca biri olduğunu biliyordu. Sözler tükendiğinde, zamanın ve bilinen tüm dillerin sınırına geldiler. Kadın, geçici bir tekrardan ibaret olan bedenini ve tenini geride bırakarak, yüzyıllardır kimsenin bilmediği o kelimelerle vedalaştı. Ceketini sıyırır gibi kolayca... Sır, sahibine kavuşmuştu.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!