Bende bir seni özlemek var
O da susarak mı susayarak mı bilmiyorum
Özlüyorum işte bir acayip yar
Seni düşledikçe kendimden geçiyorum
İçiyorum ulan vefasız
Zaman bir ırmak değil —
kendine kıvrılan bir sessizliktir.
Aynı taş, aynı su,
ve aynı yürekle döner her şey.
Bir yıldız söner,
Benim bir sonum yok anne
Benim kaderim yalnızlık
Hayat bana karşı ağır
Ben ölüme yürürüm yalın ayak
Bir sabah uyandı düşünce,
Aynaya baktı: “Ben kimim?” dedi.
Ne ten tanıdı kendini ne de göz,
Bir bakış vardı bakışın içinde giz.
Bir iç ses çaldı sonsuzluktan:
Ben kim miyim
Ben mutlak kazanacak olanım
Sevgi büyümekte güller yeşermekte
Ben sade bir vatan her dalda ayrı bir zafer
Bir isim verdiler bana,
ve ben o ismin içinde kayboldum.
Her “ben” deyişinde biraz daha uzaklaştım
kendimden.
Ayna —
Ben seni severken,
zaman düşünmeyi unuttu;
anlar, neden-sonuçtan
azat edildi.
Bir saat durdu içimde,
akıl sustu, kalp konuştu.
Ben vurulurum anne
Yırtık gömleğim kana bulanır
Senin bana sarılman yasak
Tel örgüler aramıza engel
Hayat acımasız anne
Gözyaşları kadar temiz değil
Kimdir bu “ben” — ses mi, sessizlik mi?
Bir aynaya bakarım, gözlerim geri bakar,
Ama hangimiz kimdir orada?
Bakan mıyım ben, yoksa bakışın kendisi mi?
“Ben” derim — bir kelime, bir soluk,
Ben konuşurum içimden, sesim bana döner,
Ben susarım kalbimde fırtına yine söner.
Ben ararım kendimi her kırık aynada,
Ben kayboldukça yolum içimde görünür, döner.
Ben sevdim, ben yandım, ben öğrendim sabrı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!