Gözlerin bir sabahın ilk ışığı,
dokundu mu yüreğim uyanır.
Her bakışınla açar içimde çiçekler,
suskunluğum bile sana adanır.
Rüzgârınla titrer yapraklar gibi kalbim,
İnsan nedir? Sormakla başlar yolculuk,
Bir ömre sığmaz bazen bir tek soruluk.
Bilmek ister, çözmek ister sırları,
Ama unutur çoğu kez, kendi içindekini aramayı.
Kimi bilgide arar sonsuzluğu,
Her doğan çocuk,
Evrene sorulan ince bir sorudur—
Cevap kimde saklıdır?
Ve kim, bir canın kaderine
Yön verecek kadar bilgedir?
Mapusluk nedir kardeş
hele söyle bana
karanlık mıdır yara içinde
dikiş tutar mı bu yara
söyle kardeş söyle
çünkü aklım ermedi
Anlatılmadı hiçbir vakit,
Yalnızca bir bakışta sığındı sessizlik.
Yürek, kıyıya vuran dalga gibi,
Her seferinde biraz daha geri çekildi.
Beklenmedi geliş,
Ey soylu düşte asil sevdam
arasan bulabilir misin beni
bulsan tanıyabilir misin acaba
gel gör ne haldeyim allah aşkına
Gel gör ne ateşler sürgün gönlümde
Beklesin dağlar yollar yoldaşlar
ateşin bağrından kopar gelirim
ben yanarak eskittim bu cehennemi
gün ışığına hasret şafak beklerim
elimizde değil yanmak yanmamak
biz gönlümüze biat ettik o kadar
Beklemek seni en güzel halde
beklenen sen olunca sultanım
kanım içerden akar gül yare
uyutmaz beni hayalin sultanım
Yedi iklim ağlasam yine yetmez
Aşk sınır mekan boyut tanımaz
İşte ben şimdi öyle bir boyuttayım ki
Kuşatılmış sınırlar hudutsuz
İçinde bulunan mekan sonsuz
Arşa uzanan boyut doyumsuz
Sürgün gibi içimden geçiyorsun,
Her adım yüreği kanatıyorsun.
Hasretin yel olup savuruyorsun,
Ben seni özlemekle tükenmişim.
Gurbetin soğukla yoğrulan yüzü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!