Tutundum lakin tutuklu kaldım
Gün batımında hüzne daldım
Bir güzele gönül kaptırdım
Hak adına sevda kuşandım
Hüzünlü gönüllerde kalmış aşklar
dost bilirim ben ölümden geçmiş can diye gelmiş
yar bilirim ben kendinden geçmiş sen diye gelmiş
can bilirim ben benliğinden geçmiş dost diye gelmiş
gönül bilirim ben her şeyden geçmiş yar diye gelmiş
her mevsim gönüllerde yeşeren aşklar bilirim ben
Sinan derki
yüreğinde sevda olmayanın
yiğitliğinden şüphe ederim
Er kişi dediğin sevda zırhını kuşanmalı
Değerlerine sahip olmalı
gölgesi tüm güçsüzlere güç olmalı
Gözlerin alsın beni salsın deryalara
asılı durur benliğim bir çift göz edasında
varlığın darbe gibidir cellatlara
çığlık gibi atılır sevda meydanlara
döneriz kan ile kızıllaşan topraklara
Nasıl anlatsam ki dayı
Ölüm yetmiyor cehennem yetmiyor
Nasıl anlatsam ki dayı
Ölmek isteyene ölüm ugramıyor
İnsanın sevdigine son görevi
Can senle mana bulur sultanım
Nur yüzlüm gel beni benden etme
Gönlümün karanlığını örter sevdan
Nur yüzlüm gel beni benden etme
Yokluğunda hayatım ziyan olur
Ne mutlu insanım diyene
acıya da sevdaya da insanca yanabilene
halları insanca olanın sevdası yiğitçedir
insan olmayanda ne arar sevda ne arar dava
kavgası bile güzeldir insan olanın
kavgası bile mertçedir yiğitçedir
Özlerken seni aşkın mihrabında
Ömrüm sanki aşkın girdabında
Tutsagım bir sevdanın olmazında
Yol zifiri karanlık kör çıkmazında
Sorulursa yüreğim kan uykusunda
Kara sevdayla sarıp sarmalandı yürek
bilinmeze yelken açtı bilineni severek
yudum yudum ağır ağır tükenerek
ömrün görkemi rengini kaybetti bilerek
Anılarda dev bir özlem özlenerek
İçten bir gülümseme yetiyor bazen
Ama insan yaşadıkça katılaşıyor
Güzel bir tebessüm aranır olmuş bak
Işıklar içinde kaybolup gidiyoruz
Tükeniyor insan tükeniyor mutluluklar
Hayat eski bir radyoda kırık dökük bir şarkı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!