Yaşadık doyduk
hayat getir hesabı
gidelim daha geç olmadan
firmadan bir çay daha
koymasan önümüze
tadı yok rengi yok
giderken değil
yani dönmemek üzere
kıymet takdir etme
varken yanındayken
yani nefes alırken
bir güzel söz ile
Gidince anlarmış insan
kapıda duran eski arabanın
kıymetini
Ana gibi Baba gibi dede gibi
eski kağnıyı çeken kocaman gibi
kağnı kapıda kalınca bir başına
ben aşkı yaşıyorum
gençlerin oyun sandığı
yıllar kayıp giderken
ayaklarımın altından
gözler ufukta kilitli
nemli mahzun
Takıldım sana gidiyoruz
bir gündüz bir gece
ya aç ya tok ama bir umut
seninle tanıdığım insanlar hoş
şu ana şu baba şu kardeş
birkaç arkadaş bir iki dost
Sen şimdi taa oralardan
Öyle bakıyorsun ya.
ayaz geceye dalıp
buğulu camın ardından
karanlığı delen gözlerin
soğuk soğuk esiyor
sen çekip gittin
git
gözlerinde gitti seninle
gitsin
sanki sensiz mi kaldım
yok
Yok olmuyorsa korkuların
çocukluğuna dön
kerpiç tuğlallı evlerin arasına
dar sokaklı mahallende ara
yaşadığın yokların sırrını
asırlık çam ağacına dayanmış
yine akşam
sen sokaklarda
ardında lambalar
ve gülümsüyorsun
karanlıkların ardından
rüzgar karşımdan esiyor
bir gençlik rüyasıydı
hayallerimde geçen parça parça
bir öğretmen edasıyla
mevsimleri anlatan
ilkbahar yaz sonbahar
orda dur hocam kışa çok var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!