aşkın yaşı küçük
çoluğun çocugun elinde
aşk olgun olmalı
yaşını başını almış olmalı
en azından emekli olmalı
o ne öyle
başım ellerimin arasında
dalıp gitmişim nerelere
seni arıyorum kelimelerde
çok zaman geçmiş belliki
beni benimle bırakmışsın
bulamıyorum yanlızlığımla
ellerim üşüyor derdi
kışın üstünü çizdim
her şeyi şimdi rengarenk
bahara boyuyorum
gülmesini çok seviyorum
sanki bahar çiçekleri
El sallayın.
ben size ağlamayı öğretmedim
hayatı kahkahalarla besteledim
ağlamayın ben gidince
emeklerim boşa gitmesin
Bir damla yağmur düştü ayaklarının altına
basıp geçtin
belki binlerce yılın göz yaşına.
hepsi bu basit değil DÜŞÜN.
mana yüklü anlayana .
oradamısın diye baktım
dün akşam
mavi küçük camlı binaya
perdeleri sökük ve karanlık
karşı kaldırıma oturup kaldım
ne kadar geçti hatırlamıyorum
ve başladı dün eylül
benim umut ayım
göğsümde büyür aşkın çiçekleri
dal dal sevda sevda renk renk
bir kara gözlüm yok birde sen
senden çok uzakta serin bir eylül
bir hayaldi tüm hayatlar
düşler kabuslar kısa mutluluklar
olanla olmayan arasında ki
al verler içinde geçen sabah akşamlar
dünün vah bugünün ah yarının umut
umut etmeyi unutmadıkça şans var
düşünmek seni
yalnızlığın karanlığında
bir şarkıda
hatta bir derenin sularında
gözlerin
nelere benzemez ki
çağırsan gelirim
bir nefes uzaktan
ateş olsan yanmaya
fırtına olsan savrulmaya
gece gündüzün davetini beklemez
yağmurda toprağın hasretini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!