hayat seninle olan randevumuzu
geç vakte verdi
eylül sonu ekim başı gibi
sararmaya başlamışken hayat
yeşertemedik tek başına
değil mi ki son bahar
yine akşam oldu
aynı penceremdeyim
yağmur deli gibi yağıyor
elektrikler kesik
yıldırımlar aydınlatıyor
ara sıra gürültülü
Olmadık zamanda geldin
elinde bir fincan kahve
umut gibi bir şeydi
fal olup çıkmadın
kahrolası fincandan
bir sürü yol vardı
zaman zaman unutuyoruz
hemde zamanı
koşup peşinden
yorgun düşene kadar
bir sevda için
akıp giden ömürden
aşkın yaşı küçük
çoluğun çocugun elinde
aşk olgun olmalı
yaşını başını almış olmalı
en azından emekli olmalı
o ne öyle
özlüyordum ama neyi
sonra keşfettim ki
kendimi
sahip oldukları mı
kaybettikleri mi
gençliği mi
Eskici
yaşadığım günleri özlüyorsam
aklım yapamadıklarıma takılıysa
kafamı kaldırıp yollara bakamıyorsam
Geç bakalım
adını bilmediğim
zaman
geç bakalım
geç kaldıklarım
sevdiklerim
Geç bakalım
adını bilmediğim
zaman
geç bakalım
geç kaldıklarım
sevdiklerim
GECELER
herkese karanlık
gökyüzü ve yıldızlar
bazende ateş böcekleri
olsada yine
herkes




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!