aşkın sarı zamanı
dökülen yaprak misali
söylesen bu yaştan sonra derler
aslında tam zamanı
gelecek derdi yok
aslında zamanda yok
zaman var ya
şu akıp gittiği söylenen
arkasında kalan
toplama çıkartma
yaptıktan sonra
sen ayrı
arkama aldım denizimi
öte yanım göl
sofram fakir
hayat bonkör
elimdeki taka kırmızı
ayaklarım yeşile bulaşık
bir ateş parçası mıydı
yoksa bir ateş böceği mi
okyanus fırtınaları saçlarında
bir ceylanın koşması sanki
papatyalar arasında
o dans edercesine
şimdi burda,
dizlerimde başın
saçlarını okşarken
mıraldandığım şarkı
hepsi yalan değilmi
sana uzattığım ilk gülü hatırlıyorum
gözlerindeki ışıltıyı da
kulaklarımda sadece nefesin
bir de ellerinin sıcaklığı
onu özlüyorum
yıllara yenik hafızam
sana diye başlasam
ayıp olacak
size desem
soğuk ve uzak
en doğrusu
susup
içmedim sarhoşum
sallanıp duruyorum
niye yıkıldığımı bilsem
sarhoşluğu bahane
edermiyim rezilliğime
tüm bunların sebebi
öyle diye, öylesine,neler girmiş
yıllarca taşıdığımız aklımıza
sorgulanmadan,düşünmeden sessizce
kimi öğretilmiş, kimi bilmeden öğrenilmiş
su gibi çevremizin şekline uyuvermiş
yıllar farkında olmadan süzmüş
sana yazdıklarımı
bir kemanı nağmelerinde mi okusam
yada katlayıp bir şişeye
koyup denizlere mi salsam
sadece duymanı istediğin
üç beş kelime ayrıntılar yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!