hayat bir kumar olsa
yeşil çuhalarda atılan zarlar
düşeşlerin gölgesinde sönen
nice umutlar sabahın ilk ışıklarına
yenik kırık bir yürekle tutunsa
sen bir gölge kadar belirsiz
firavun haman a emretti
taşları diz bir merdiven yap
musa nın tanrısına ulaştır
haman taşları dizdi ama
firavun musa nın tanrısına
kızıldenize boğularak ulaştı
bazen ne yaparsan yap
tutamıyorsun kendini
çıkıyorsun yoldan
eger şanslıysan
ertesi gün
kendini
gidip gelmek gibi
uyuyup uyanmak
sesini duymadan
dokunmadan hissetmek
kapalı gözlerle görmek
yürürken yanında
güzeli gördüğün anda
iyi bak ve arkanı dön
bir daha bakma
o güzellik o andı
bir daha göreceğini sanma
hayat ve zaman estantene
Öğreneceksin
yoksa ufukta beklediğin bir güneş
geceyle yaşamayı öğreneceksin
önce gözlerin karanlığa alışacak
sonra korkuyu unutacaksın
fırsatlar çıkıyor karşımıza
dostlar arkadaşlar sevgililer
biz ne yapıyoruz
bir ağaç altında
fısır fısır konuşabileceğimiz
elimizi omzuna koyup
dünya ve insan
insan değilmi tanrıdan
bir nefes olan
şeytanı cennetten kovduran
tek hakim o, insan
canlı yada cansız
Neden
neden sahili seçtim dersin
ıssız bir kumsalı
sadece kıyıya vuran dalgalar
seni hatırlatıyor
bir tokat gibi çarpıp
nefes
içten sıcak ve nemli
nefes
bir ney den süzülen
aşk
ince ince ruha doğru




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!