ben bir mum'um
benden ateş alsan
bir şeyim eksilmez
ben bir gün'üm
sabahımdan akşamıma
gecemde mehtabımda
ayakları olmayan
kuyruklu yıldız gibi
yola çıktıgımda babam
otuz yaşındaydı
ben daha eksi yıllarda
ben yoktum ama şiir vardı
bir dilek tuttum
çocukluk çağımda
kulaktan dolma bilgiler
yüreğimde gizli kalmış
karşılıksız sevgiler
kağıt ve kalem, karaladım
yalnızlık şimdi incecik bir tişört
rengi soluk o koku sinmiş üstüne
iri yağmur taneleri ve rüzgar
kazıyıp almaya uğraşıyor çaresiz
büyü bozuldu yılların sessizliğini
hatırladıkça siz oluyor aklımda ismin
hayatımız bir kitap
biz yazacaktık
hep sen yazdın
ben sadece okudum
yazdıklarında
ne anlattın belirsiz
hayat bir kumar olsa
yeşil çuhalarda atılan zarlar
düşeşlerin gölgesinde sönen
nice umutlar sabahın ilk ışıklarına
yenik kırık bir yürekle tutunsa
sen bir gölge kadar belirsiz
her aşk bir ayrılık şarkısı
her sevda hayatın acısı
acıyı mutluluk sanmak
yıllar boyu erkeğin yanılgısı
ne bakirelere yangın gençler
fahişe ruhlara kurban oldu
son birkaç akşam
hava sert rüzgar sert
hayallerimde sen
demir attın lodosa rağmen
ilkler i düşlerken sen
ilk sevdam takıldı kaldı
kara
siyahın öbür adı
hayatın adı
aşktan yangına düşene
çaresizlik
kara kara düşünce
firavun haman a emretti
taşları diz bir merdiven yap
musa nın tanrısına ulaştır
haman taşları dizdi ama
firavun musa nın tanrısına
kızıldenize boğularak ulaştı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!