yüzüme vuran her rüzgarda
aldığım her nefeste
olmazsa denizin kokusu
misafir hissederim kendimi
martılar tepemde olmazsa
yüreğim kadar büyük teknem
ayakları olmayan
kuyruklu yıldız gibi
yola çıktıgımda babam
otuz yaşındaydı
ben daha eksi yıllarda
ben yoktum ama şiir vardı
günler aylar yıllar
kim anlam katacak
yalnız sen
gelecek yok
o gizli
geçmiş yaşanmış
aşkın sarı zamanı
dökülen yaprak misali
söylesen bu yaştan sonra derler
aslında tam zamanı
gelecek derdi yok
aslında zamanda yok
zaman var ya
şu akıp gittiği söylenen
arkasında kalan
toplama çıkartma
yaptıktan sonra
sen ayrı
satır aralarına yazsam
gözüne takılırmı bilmem
haberlerin yada
domuz giribinin
sevdamdan bır ışık
görüp duyarmısın
bir düşün
neleri paylaştığını
biç çay bardağının buğusunda
bir fincan kahvenin gizemli telvesinde
iki dost sohbetinde bir masada
güldüğün eğlendiğin anların
arkama aldım denizimi
öte yanım göl
sofram fakir
hayat bonkör
elimdeki taka kırmızı
ayaklarım yeşile bulaşık
bir ateş parçası mıydı
yoksa bir ateş böceği mi
okyanus fırtınaları saçlarında
bir ceylanın koşması sanki
papatyalar arasında
o dans edercesine
bazen ne yaparsan yap
tutamıyorsun kendini
çıkıyorsun yoldan
eger şanslıysan
ertesi gün
kendini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!