Târumârım sözüm garip
Utancından yüzüm garip
Mızrab kırık sazım garip
Girdim yeni bir yaşıma
Acılar kanımı içer
İyi kötü amel yazılır gardaş
Hakîkât gün gibi sezilir gardaş
Gerçeğin perdesi demirden olur.
Altında kalanlar ezilir gardaş!.
Muhannet köprüsü dardır geçilmez
Farklıyız elbette söyle amele
Seninle benim mizacımız ayrı
Kırk yıl aynı kapta kaynasak bile
Dumanımız ayrı bacamız ayrı.
Kimi günler gördüm pişman gibisin
Deryâ gibi ilmi hatîm etmişim
Çıraklıktan ustalığa yetmişim
Acınacak insân aramak işim,
Meğer acınacak insân benmişim.
Mevcûd mahlûkâta yoktur kem'liğim,
Karografik yazı resim basılı
Yeni eski telefonlar alınır
Reklamda gördüm camda asılı
Adâlet parayla satın alınır.
Furkan apartmanı davası vardı
Gecesi gündüzü akşamı farklı
Daracık giyimi kuşamı farklı
Hayata bakışı yaşamı farklı
Adam aynı adam tipi değişti
İşten anlayana yörüğe sorsam
Adamdan saydum seni,
Aldum korumaluğa.
Bin pişman ettun beni,
Döndum hamsi paluğa.
Değer verdun şimardun,
Sakın ola sözüm soğuk gelmesin
Dostun acı söyler, doğrudur amma
Toplumda sözlerin boğuk olmasın
Tâne tâne konuş, derdinle yanma.
Ahvâli anlatan sanma ki dildir
Vakit dolup ecel gelirmiş ansız
Dermanlar içinde kalmışım cansız
Kalabalıkların içinde yalnız
Gelene geçene dargın adamım
Uslanmaz yaramı saramamışım
Sarılmış kimisi kâr ağacına,
Sırtını dönmüşler âr ağacına.
Dava için gitse darağacına,
Sözünden dönmeyen adam isterim.
Nâmussuz olamaz ahît'lik eden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!