Sen öksüz kalırsın,
Yokluğun üşür bende.
Soğuk olur odan şubat tatilinde,
Bana, üşüdüğünde yazarsın.
Kuşlar her mevsimde öter,
Ben seni
hep bana bakan hâlinle bildim.
Gülüşünü bana sakladığını sandım,
suskunluğunu bana küskünlük sandım...
Oysa sen
Sessizliğin kalbinde
yeni bir nefes doğuyor,
kırılmış hayallerin arasından,
umutlar filizleniyor yeniden.
Karanlıkta kaybolmuş
Ben sustum önce…
Çünkü kelimeler yetmiyordu sana anlatmaya.
Yorulmuştum kırmadan sevmeye,
Ve sevdiğimi kırmadan susmaya çekildim.
Gittim belki,
Her sabah yeniden doğar umutlar,
Elleriyle siler karanlığı zaman.
Kırık dökük anıları saklar içimde,
Yeniden yeşerir hayat baharı.
Kelimeler usulca dokunur yüreğe,
Sustum uzun uzun…
Kelimesi bitti içimin,
Bir mevsim boyu göğsümde taş gibi
Taşıdım seni.
Ama şimdi
Gecelerden geçtim,
Susmaların içinden yürüdüm.
İçime gömülen o eski ben,
Artık suskun değil, uyanıyor
Gün ışığını özleyen bir çocuk gibi.
Karanlık sandığım yer
meğer toprağın ta kendisiymiş.
Orada çürüttüm
eski seslerimi, eski hâllerimi.
Hiçbir ışık gelmedi dışarıdan.
Ama şimdi,
Adını andığımda içim yanmıyor mesela.
Yavaş yavaş kabulleniyorum:
Bazen en çok sevdiğin,
Yalnızca bir dersti ruhuna.
Artık korkmuyorum
kendimle baş başa kalmaktan.
Çünkü en çok
orada öğrendim
nasıl ayağa kalkılır
düşmeden önce.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!