Kalabalıklar çok seslidir,
Ama her ses sana ait değildir.
Kulağını kıs, kalbini aç,
En hakiki müzik içinden gelir.
Ritmine uymadığın bir şarkı,
İncinmenin en acı yanı,
Zamanını, yüreğini, hatta umutlarını
Sana ihanet eden birine harcamaktır…
Oysa kelimelerle sarılmaz her yara,
Bazı susuşlar daha derin kanar.
Bir gün,
kimsenin tutmadığı ellerini
kendin tuttun…
ve ilk kez,
düşmeden yürümeyi denedin.
Bir ömrü
kelimelerle kurmaya çalıştım,
ama meğer
en doğru cümle
hiç söylenmeyenmiş.
Bir su var,
ilk yaratılışın berrak hatırasından süzülen;
ne zaman bir damlası dokunsa kalbe,
zamanın bütün yaraları
ışığın sonsuzluğunda kayboluyor.
Kibir en büyük hastalık,
Dönde bir aynaya bak!
Kendini bir insandan fazlası sanma!
Sende herkes gibi et ve kemiktensin,
Aynada görüyorsun bunu da,
Neden bu havan?
Bir zamanlar sen vardın,
kapıları açan değil
arkasında kaybolduğum…
Her bakışın,
bir labirente çevirdi beni
Başlamadan önce sustuk biz,
sözlerden önce
bakışlarda kuruldu kaderimiz.
Belki de o an
bir kilit düştü aramıza,
ve biz
Şimdi grimsi bir umuda kaldık,
Ya daha seni hiç göremezsem!
Ya bulutlardan gözlerine yaş değerse!
Kim siler hüzünlerini?
Hâlâ benim düşlerim göğün ucunda,
Bir bir üşüşüyor ağlayanlarım.
Gönlümde bin bir pınar kanıyor...
Ölümüme mi yanayım!
Solan gülüşüme mi?
Karanlık gecede yalnız kalırım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!