Ben de diyorum ki, ilk ciceklenen kardelenler essiz benzersiz bir piyesin salonsuz sahnesiz perdeler acilisini sarilara boyanmis mavilere süslenmis munduran ayazlarinda hayatin güzellik nefeslenen kan damarina, can suyuna, ask yoluna ve deli divane yüregine bakip gülümseyip göcüp gidecek kadar cildirasi tutkunun nedir neresidir SIRRI HIKMETi, demiyorum bile. Sormuyorum bile…
Cünkü kisa adimlarla uzun yolculuklari nazli tutkulardan naik ve ince mevzulara iletip götürüp aralayip acan saglam kapilarin, dayanikli topraklarina düsmesini bilen cemre damlasidir, seslenip konusmasini bilen dildir, yakinlasmasini dokunmasini ilismesini sevmesini paylasmasini kaynasmasini bilen saygin bilgin yetkin olgun zerafet ve sanattir, ilminde huzurunda sonsuz sökünlere kendi fedakar varligindan devami gelecek olan tüm güzelliklerin ismini cagirip davetini cikaracak olan.
Hep kaybeden ve yenilmislik duygusuyla itile kakila gün yüzü görmeye geldigi hayatin hic bir yerinde yasanilir huzurun besleyip barindirdigi siginak bulamayan insanlarin, kovulup sürgün edildigi hic bir yeri kalmamisligini birbirinin yoksul-sefil poyrazina sokulup saklanarak, büyük kentlerin en görünür ve en görünmez heykelleri gibi donuk, kimiltisiz, cansiz, haraketsiz ölü bedenlerinde görünüsleri hüzün, giysileri harabe, bedenleri sarkik, dallari düsük, omuzlari inik, benizleri soluk, ifadeleri kesat, sesleri soluklari sagir dilsiz kesik sessiz son yazisi okunmayan bir mefta gibi , köselerde siselerde dökün sacin bom bos bakislarda sallanip dururlarken…insan yerime dokunur, sorar, siziiim sizim yara bere kanar.
Kezzabina lükstravoltalardan
Aslina bakarsan gayet mantikli
Diyorlar
Ekseriyetle kaldirimdayken yuvarlanip giden kalabaliklar
Türübünde
Turnikede
Hekim desen
Derman seslensen hemsireden lokmandan
Zor mesele cigara tüttürüyordur tenefüse cikmis olan tatil
Mesai saati bitti diye kepengi kapatan kapatana
Taa ki onca memur yillarimi verdim ben bu ülkeye zirlayip bagirarak
Ölü zamana sürekli bozuk calmanin
Çıktığın bedenden kendine yetişememekten sebep
Salkım saçakları budaktan damardan yeşertip
Göverdiği toprakta süzülen söğüt dallarının altında
Bir perdelik yaşam yeri, göz açıp kapayıncaya değin yanar söner oyunla
Akıp giden ırmağın öteki yakası ahiretse beriki bu tarafı
Bir takım
Tek başına ve bir sürü
Ayrılırken yüze dökülüp düşen damlalar kadar uzak ve soğuk
Herkes kendi dışında bir yabancı gölgeyi izler kovalaşır gibi yorgunluğu yolculuğuna galu bela iken
Kendi gözünden bile düşmüş kantinlerce dünya bir salonda ortalıktaki dönen dolaşanların vebali garson rüzgara
Bir yol sevkiyatıymış, bütün çevirmelerini çukur tümseklerden mart nisan civarında sürükleyio dolaştırmaktayken
Gökyüzü süslenmişsin, güneş giyinmişsin, su gibi çıralarca yanmış tütmüşsün, hasretin yüksek katından
Uçkur kopuk
Don düşük
Paçada bağırda yağmur çamur
Dalına kuşlar konmaya yakın gün doğdukça ve güneş sardıkça çağladan kayısılara engir bağları
Bir ıslık tutar götürür pür nefesten çala çığıra ırmak kenarı bahçelerini nohut tarlaları
Kol başında su suvarırken günün ağır gölgeleri akşama eğilir uzar, tozlu yollar boyu sararmış otlar arasında sürüyle bıldırcın
Soguk mandallara asili
Camasir ipinde gün parlakliklari, tavanda izleri örümcegin
Agacsiz bahcesiz devri dört köseli demir duvarin
Kulpu kopmus bir okul cantasinin yaninda atlet kilot cercevesiz resim
Bundan baska neyim varsa uctu buhar oldu titreyislerine sarilip susan sessizlik
Kapiyi bir bulabilse süpürge de oralarda bir yerde olacakti diyecek..
Ne hayaletleri ne kendileri
Yan komşusunda kim var kim yok demeye kalmadan sessizliğin
Bahçe duvarına çoktan kış güneşi doğmuş donanmışken kapsülünden fırlamış fişek gibisi
Adımını attığında
Saatin seyir yolunu bilip bilmeksizin kimsesizlik kabukları altından sızarak
Elektriğin kafasını matrağa sarmış
Nasil susmali..?
Cali yolunda,
Cimen düzünde sabah aksam
Ikindilerin tepe noktasindan aksam karanliklarina apar topar
Bilen eden varmidir diye karli boranli bir sokagin
Gecenin ayaz koynunda isiklari birer birer sönen evlere
Karakter yaziliminda her türlü derinlere kök ve sacak salmis hile dolap dümen yalan dolan cevrim cark kayirma torpil hukuksuzluk riyakarlik hirs entrika saldiri zorbalik dolgu ve kabartmali harfiyat sarfiyati nufuslasip sicillene gelen,hic birinin BIR DiGERiNDEN zerrece milim farki ve farkliligi olmadiginin tümü hepsiyle bir ve beraberce amansiz bir cullanis cökümünden her türlü yozlasmisligi, cürümeyi, afyonu, kokusmayi, haysiyetsizligi, ayrismayi, gerilimi, siddeti, nefreti, acimasizligi, saygisizligi, sorumsuzlugu, duyarsizligi, egitimsizligi, korkuyu, sinmeyi, caresizligi,teslimiyeti, sevgisizligi, bencilligi, gösterisi, lükse düskünlügü, zorunlu uyum ve itaatliligi, sosyeteyi, aciyi, endiseyi, kaygiyi,güvensizligi, bunalimi, yikimi ve daha nicelerini yükü tasinmaz seviyelere kiskirtip yükselterek alisilmis - kaniksanmis kabul gören yerlesiklige OLAGAN HAYAT bicimi olarak devlete millete aileye bireye ve topluma düzenleyip AYAR ETTiLER. Alt yapisinda hicbir zaman dinip durulmayacak olan catismalari, cekismeleri, huzursuzluklari, kavgalari, nizahlari, kisir döngüleri, sorunlari, cikmazlari, bagimliliklari, uyusmazliklari, uzaklasmalari, sogumalari,saplantilari, kuskulari, aidiyetsizlikleri, kopukluklari, carpikliklari,bagnazliklari, sogulmalari, taraflasmalari, kindarliklari, güvensizlikleri, acimasiziklari, tahrikleri, tehlikeleri cogaltip hizlandiracak ne varsa azdirip kudurtan kiskirtmalarin her türlü tesis temin terbiye tedarik endüstri ve atölyeciligini kurup kurumsallastirip güdüldügü DÜRTÜ BAGIMLILIKLARINDAN BASKA hic bir secenegi olmamaya sefil, caresiz, iradesiz,mecbur, mahkum, insan kalabaliklari üretip önüne konulan tüm zorunluluklari tüketmekle tutsak ve varligi bundan baskaya hükümsüzlügü teminat altina aldilar.
Suyun KAYNAK gözü olarak bildikleri bütün TOPLUMSAL DEGRLERI kendilerine danisilmadikca hic bir kimseye kisiligi karakteri dili inanci özgürlügü özgüveni tepkisi tutumu akli fikri vicdani sorgusu suali ilgisi duyarliligi sorumlulugu mantigi iradesi toplamiyla kendini kullanma hakki tanimamanin gasp ve isgalciliginin kösebaslarini tuttular. Böylelikle kendi degerliliginden kopmus sogumuz ve uzaklasmis yitik ve yabanciasmalarin tüketim müsterisi kilinan iNSANLIK ÖLÜMÜNE bütün bir ülke VARLIK dirlik birlik beraberlik zenginligini sürüp savuran FONLASMAYI tedavüle sürdüler. Devleti bu alim- satimlara dair geciskenligi saglayan yikim-yagma mührün SIRKETi olarak saydirilirken, tüm ülke varligiysa satisi -her gelen giden güc ve iktidar sahibine özel - mutlak ve caiz arsa ve arazi mülkiyetine parsellediler.
Karsilikli olarak mevcudiyetlerini birbirlerinin varligina baglandiklari, kamcilamis sahipsizlik caresizlik dert sorun cikmaz acmaz yiginlariyla ezilip üzülen toplumsal kalabaliklari siddetle, gerilimle, nefretle, kinle, ayrismayla, catismayla, huzursuzlukla,baskiyla, korkuyla,gösterisle, bagimlilikla, gecimsizlikle, kacakla, küskünlükle, yozlasmayla ve ACIYLA afyonlayip doyuran sürekli hicligin darligin zorlugun ve yoklugun ötesinde BEKLEMEYE BIRAKILMISLIGIN ortak istifcisi ve ayni yapisal bozuklugu yönetme veya yönlendirme Ittifakcisidirlar.
BELEDiYELER bu yikim-yagmaciliginin borcunu BORCLA cevirip hicbir alanda hic bir yerli üretmedigine tenezüllü devamli BASKALASAN ve hayata dair her alanda sürekli YABANCILASAN ithalcilikle korkunc GEDiK ACMA dolgulari süslenip cilalanarak tipki kasi gözü burnu kulagi saci baldiri yüzü gögsü topugu gövdesi ve tüm VUCUDUNU `seni elden gecirip bakar eder tam takim düzeltiriz` kimyasal güzellesme endüstrisine pazar etmis ve eli yüzü davranisi fikri akli imrendigi katologlasmaya yitik, yagma, esir ve yenik ; kisiligi ve karakteri olmamak gibi gibiligin bire bir ayni aynisini yeni borclanmalara topyekün toplumsuzluga tesis veya takviye tmeye dönük AVANTA KAPISI ve SICRAMA tahtasiydi. Belediyelerle saglanan saglanmakta olan ve saglanmasi dilenen hic bir sorgu suale tabi olmama GANIMET AVCILIGi yolsuzluk, hukuksuzluk, hükümsüzlük, kanunsuzluk, isgalcilik, usulsüzlük, zorbalik, basinabuyrukluk, fesatlik, suistismarcilik, rantiyevcilik,hortumculuk, hilecilik, sahtekarlik, yagmaciik, talancilik, gaspcilik cark ve dolandiricilik silsile haydut ve hainligi, oradan elde ettigi güc ve irade sahibi olmalar sayesinde kendi kendini KANUN KOYUCU yerine yükseltip AFFA UGRATAN aklamalardan yenilmez-yikimazligin yaygin ve yerlesik düzenegine dönüstü.
Ve bugün artik hickimsenin hayrete düsüp yadirgamadigi dilde, inancta, özgürlükte, saygida sevgide, huzurda, dirlikte, birlikte, güvende, üretimde, paylasimda, egitimde,yakinlikta, samimiyette, bilgide, mimaride, akilda, mantikta, vicdanda, sorumlulukta, duyarlilikta, tarimda, sanayide, saglikta, gidada, sanatta, edebiyatta…hic birseyde ve hic bir sekilde özgün nitelikliligini birakmadiklarinin sahsi cikarlari ugruna agza alinmadik SIYASAL POLOMiKLESMELERIYLE toplumun bütün onursal degerlerini yerle bir eden kahir, lanet, sövgü,asagilama, hakaret, onursuzluk, kin, nefret, ayrisma, gerilim, döküntü, dolap dümen, yikinti,cöp , yalan, dolan ANONS ve BAGIRTILARIYLA, tellal boy pos poster arac gerec mazot otobüs ahali meydan ..tüm masraflarini borcu borcla ancak ceviren DEVLETE, DAiREYE ve MILLETE kafadan ayrilmis ödeneklesmelerle kesip; ve ödenmesini mahsere birakilan BORC ve TAKANAKLILIGI lükse, tantanaya, göserise,kimyasal gidaya, her kumas insan modaya, kafasi bulanik müzige, kalemi kiralik edebiyata, keyfi afyon kiyagi sinemaya, maddesi mangir manik medyaya mafyaya bankaya holdinge tam dayanak ve tetikcilik destkli iletisim agina, betona, borsaya….savurup harcayip tüketen, muhalefeti iktidariyla bir ve ORTAK CIKARLAR idareligi, BOP sür savrum saltanat sultasidir.
Anayasaya Evet mi Hayir mi, Baskanliga Tamam mi Devam mi, Belediyelere Bir mi Iki mi ..? Cinsinden sökülüp süregelen otomatik kafa sorup piyasalama tesis RANTiYE SANTiYE ve teskilatciligi güttügü ve güdümlestirdigi ana görevlendirilmis hedefinden hic bir sasmaksizin ve sürekli Türkiye Cumhuriyeti yagma ve yikimlarini calisip isleterek hep bu ve böyle kirli gürültülü kanallardan günlük –idarelik algi ve aliskanliklar bosaltilip; varligi fon hesabinda görülen TOPLUMSUZLUGA boca edildi. Edilmeye de Belediyeler eksenli ve en saglam rantiyeli atayip sicrama tahtasi üzerinden, hic hiz kesmeden bütün insanligi elden düsüren rezillik kepazelik kiran kiranalarinda durduraksiz devam etmektedir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!