Yaşam kalitenizi belirleyen şey, sizin elitliğiniz değil.. Çevrenizdeki insanların ruhlarındaki elitliktir...Bu yüzden İnsanları, eş, dost,komşu olarak hayatınıza alırken,daha seçici olmak zorundasınız.. çünkü insanları hayatınıza yoldaş olarak kabul etmek kolaydır...Fakat incitmeden kırmadan hayatınızdan çıkarmak çok zordur..
Kalite nicelikle degil..Nitelikle ölçülür...Çok insan tarafından kabul görmek önemli değildir..Kaliteli ve nitelikli insanlar tarafından kabul görmektir önemli olan... Burada bahsettiğim nitelik, maddi bir nitelik değildir..Ruhi niteliktir...Ruhen gelişmişliğini tamamlamamış insanlar sizden hep çalarlar... Hayatınızdan çalarlar... zamanınızdan çalarlar.. maddi ve manevi olarak sizi tüketirler...Yorarlar..Yıpratırlar... Çünkü onlara laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan daha zordur...sizler ne kadar kabul etmezseniz etmeyin...Ne kadar bilirseniz bilin...konuşmalarınızın sohbetlerinizin konusunu ve gidişatını daima cahil olan taraf belirler...Önce konu üzerinde azcık tartışsınız ..Sonra anlaşılamayacağınızı hissettiğiniz anda artık pes eder ve susarsınız..Mikrofon karşı taraftadır artık...O anlattıkça, Siz konu uzamasın diye susarsınız..sustukça kendinizi sıkarsınız.. Kendinizi sıktıkça, yıpranırsınız.. bazen bir konu hakkında konuşmak isterseniz...Fakat karşınızdakinin anlamayacağını düşünerek, 'O konuya girmeyim...bu konuyu bilmez şimdi... şu konuyu eski geçeyim..' derken, konuşmanın karşınızdaki insanla diyaloğunuzun seviyesi iyice düşer...Bir müddet bu türden insanlarla muhatap olduktan sonra bir bakarsınızki, başka bir insan olmuşsunuz... Siz "onlara bir şey katayım" derken, onlar sizi cehaletlerinin ortasına çekmişler... Kendilerine benzetmişler.. haberiniz olmamış...
Kalite mühim azizim...Ruhen kaliteli insanlarla oturun kalkınki, kaliteniz artsın... Sürekli siyaset...sürekli ticaret.. sürekli gezdiği gördüğü yerleri.. yediği içtiği şeyleri konuşan insanlardan uzak durun... Durumlara ve kainata bir üst perdeden bakmayı başarmış insanlarla oturun kalkın.. sizden daha iyilerle, muhatap olun ki, bahçeniz Gülistan olsun...
Yaşlı birer bunak olalım seninle..
Senin kulakların hafif işitsin,
Benim gözlerim uzağı seçemesin..
Sen görünmek için dibime kadar gel,
Ben duyulmak için bir karış mesafeden
konuşayım..
Bütün şarkılarda dinlediğim sensin...
Ritim dedimse sensin..
Nota dedimse sensin...
Türkü, şarkı ağıt herbiri sensin...
Bütün şiirlerde yazdığım sensin..
Yansa da üstündeki, yanarmı toprak...
Alev alev yanarmış, seninle bildim...
Takvimlerden eksilsede her gün bir yaprak..
Her salise yâri anarmış bildim.
Yaz ortasında soğuktan üşürmü yürek...
Yardan ayrı yatınca,üşürmüş bildim...
Yedi kıta dört mevsim,
sessizce Türke biat eder..
Dualar kartal olup göklerden,
zalimlerin üstüne çöker..
Ver pençeni pençeme..
Şaha kalksın yürekler..
İnsanlar, Allaha yedi perde ile perdelidir.. Ona en uzaktaki perdenin ismi nefsi emmaredir..Buna hayvani boyutta denir..Kişi Allaha inanmış olsa dahi, eliyle diliyle beliyle her türlü günahın içindedir..Nefsi herşeyi ister..Ama normal bir halde istemez..Canavarca bir tavırla ister..Şiddetle ister..Şehvetle ister..Bu nefis perdesinde olan kişinin dili bildiğinede uzar..bilmediğinede uzar..küfür, şirk, isyan, boş konuşma, dedikodu ve iftiranın bini bir paradır bu kişinin ağzında..Cinsellik, kişinin tüm uzuvlarını harekete geçirmiş durumdadır..
Velevki bir binanız var..Bu binanız eskidi..Yerine yenisini ve daha iyisini yapmak niyetindesiniz... Ne yaparsınız..?
Önce yeni yapacağınız binayı projelendirirsiniz...Sonrada, binayı yenilemek için o eski binayı yıkarsınız değil mi...?
İşte şu an yaşanan durum aynen budur...
Yeni bir çağ başlayacağı zaman... Yeryüzünde yeni ve köklü bir değişim yaşanacağı zaman... Allahu Teala Kainatta yeni bir bilinç seviyesi başlatacağı zaman, Artık iş göremez hale gelen bir önceki düzeni yıkar... Yeni bir düzen için emrindekileri harekete geçirir...
Anlayacağınız; Yeni bir düzen kurmak için yıkım şarttır...
Tamda burada insanların aklına Şu soru geliyor;
Ben ki; yeni çağın acemisi, eski çağın hamalıyım
Ne ser üstündeki şapka, ne ayaklar altındaki halıyım
Yeni dünya düzenini kurmak için Domino taşlarını harekete geçirenler..(geçirdiğini zannedenler...) o taşların altında kalacaklar..Ve o taşlar, yeni kurulacak olan cihan devletinin zeminine dolgu olacaklar biiznillah...
Tüm fay hatları birer birer kırılmaya başladı bile..Ayasofyanın açılmasıyla birlikte, tüm ley hatları hareketlendi...Marmara kıyamda...Doğuda Karabağ bu hareketlenmenin ilk adımıydı..Karadeniz karışacak..Kırım ele geçecek...Ege karışacak adalar ele geçecek...Rodos ve girit ele geçecek..Ortadoğu ve akdenizden bahsetmiyorum bile...Dünyaya ayar verdiğini zannedenler, bilmeden Allahu tealanın ilayı kelimetullah düzenine hizmet edecek..Sonuç olarak, Cihan güneşi yine dünyanın omuriliği olan Türkiyeden yükselecek biiznillah..Yeterki önümüzdeki süreçte kemerlerimizi sıkı bağlayalım... bizi içten karıştırmak isteyenlere fırsat verip, devletimizin tribülansa kapılarak irtifa kaybetmesine izin vermeyelim..Devletimiz kendi içinde bir yenilenmeye gidiyor..Bizde kendi kapımızın önünü süpürelim.. bizim kurduğumuz imparatorlukların hiçbirini savaşarak yıkamadılar.. hepsini Haremden...Haremimizi bozarak yıkmayı başardılar... Bu yüzden Haremlerimize... yani bilerek ve isteyerek yaptıkları yayınlarla... verdikleri eğitimle aile yapımıza saldırıyorlar...Aslan düştüğü yerden kalkar... Bizlerde halk olarak haremlerimizi temizleyerek, yeniden haremlerimizden yükselelim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!