Velhasılı kelam;
Yerini bulmayan her şey ziyan olmuştur..
Can da, inci mercan da..
Yürekten hissetmediğimiz halde söylediklerimiz ile, hissedip söyleyemediklerimiz arasında ne sevdalar yok ettik..
İsteyipte arayamadıklarımız ile, istemeden cevap verdiklerimiz arasında ne kelamlar israf ettik...
Ve sen…
Diğer yarım.
Ruhumu besleyen şiirimin öznesi.
En uzaktaki en yakınım.
Sen…
Bugün de tıpkı şairin dediği gibi, mıh gibi aklımdasın...
Son yılların en sinsi hastalığı vesvese hastalığıdır... Vesvese bir unutkanlık ve şüphecilik hastalığıdır... ve bu hastalığa sebebiyet veren virüs şeytandır....İnsanlar Bu hastalık yüzünden Allah'ın büyüklüğünü ve gücünün sınırsızlığını unutup ondan ümitlerini kesiyorlar... Vesvese, unutkanlığa sebebiyet verdiği için insanlar bir türlü ne yaptıklarından veyahutta ne yapmadıklarından Emin olamıyorlar.... tekrar tekrar abdest alıyorlar... Namazda kaçıncı rekatta olduklarını unutuyorlar.... Kapıyı kitleyip kitlemediklerini.... Ocağın altını kapatıp kapatmadıklarını... Abdestlerinin bozulup bozulmadığını unutuyorlar.... veyahutta bu konularda şüpheye düşüyorlar... bu hastalıktan mütevellit insanlar abdestlerinden şüphe edecek hale geldikleri için namaz kılmıyorlar....ibadetlerini erteliyorlar.. Hatta hatta Bu hastalık yüzünden insanlar panik atak hastalığına yakalanıyorlar... Aslına bakarsanız insanlığın yarısından fazlası bu hastalığın pençesinde kıvranıyor....Ama kimse bilmiyor....mevzu çok uzun... Ama şu anda kısa keseceğim... Ve size bundan kurtulmanız için bir formül vereceğim...Bende iki sene önce bu hastalığa yakalandim...Hemde çok şiddetli bir şekilde yakalandım...Hatta hatta bir atak bile yaşadım... Ne yaşadığımın farkındaydım...Doktordan yardım aldım...Ama nafile....İlaçlarda fayda etmedi.....korona sürecinden dolayı bana yardımcı olacak birini de bulamadım...En sonunda bir arkadaşım bana:
"Niye aranıyorsun...ilaç elinin altında..şimdi dediklerimi not al... Ve kendini iyi hissedene kadar her gün yazdırdıklarımı oku...Bak gör nasıl temizleneceksin... Ruhun temizlenecek... Kendini yeni doğmuş gibi hissedeceksin" dedi... Abartmıyorum..Sadece iki gün okur okumaz kendime gelmeye başladım..
İşte arkadaşımın bana yazdırdığı o reçete..
Yunus suresi 107. Ayet :101 kere...(ve in yemseskellahü diye başlıyor ....)
La havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim : 101 kere
Yatılı okuldayken gençlerin en iyi dostu okumaktan zevk aldığı kitapları ve radyosudur.. benim de en iyi dostum kitaplarım ve walkman'imdi...En büyük zevkim ise, herkes yatakhanelerine çekilip yattığında ve sınıfta tek başıma kaldığımda , duygusal şiir ve şarkı programı yapan radyo yapımcılarını dinlemekti... En çok Sezen'i dinlerdim.. ve birde Kayahan,soner arıca, Ebru gündeş, doğuş,tıldız tilbe ve Güllü..
"Dışarda yağmur var aldırmıyorum..
Masamda resmin var kaldırmıyorum... Sevdiğin şarkıyı çaldırmıyorum..
Duyacaksın diye ödüm kopuyor.." derdi güllü ablamız...Bizi alır götürürdü bilmediğimiz uzaklara..Hele birde "Sensiz yaşamayı öğrettin bana" şarkısı vardıki, insanı mest ederdi..."Mest oldum" şarkısı da gerçekten dinlemeye değerdi...
Şimdi kendisi gitti bilmediğimiz uzaklara...Ama şarkıları hâlâ radyolarımızda, kulaklarımızda...
Allahu Teala yahudilik diye bir din göndermedi...
Allahu Teala hiç bir zaman hristiyanlık diyede bir din göndermedi...
Allahu Teala hiç bir zaman ibrahimilik diyede bir din göndermedi...
Cemaatlere ve mezheplere kutsallık veya birbirine karşı üstünlük atfetmedi...Bunların hepsi, insanların sonradan kendilerinden uydurduğu isimler...Adetler.. sıfatlar ..v.s...
Allahu Teala tek bir din yarattı ..Onun adı İSLAM'dır... Tüm dinlerin ortak adı islamdır...İslam dünyaya hakim olacak derken sadece hz Muhammed sallallahu aleyhi veselleme gelen dinden bahsetmiyoruz...Tüm dinlerin ilk geldikleri saf ve temiz halinden bahsediyoruz...Tüm dinlerin hepsi namazı orucu Allaha itaat etmeyi,iyiliği emredip, kötülükten men etmeyi...şirk koşmamayı, Allahın varlığını ve birliğini bilmeyi..kötü ve zararlı olan herşeyden uzak durmayı...zan gıybet dedikodu fitne ve savaştan uzak durmayı emretti...Ama insanlar kendilerince, hem peygamberlerine hem dinlerine sıfatlar yakıştırdılar... böylece kiminin adı yahudilik oldu ..kimisininki hristiyanlık, kimisininki hanefilik oldu...kimisi felanca tarikat, kimisi filanca bilmem ne oldu..
Allah birdir..Allah tektir..Her dinin ayrı bir rabbi yoktur...insanlar saçmaladıysa..kendilerince adetler töreler uydurduysa...Kendilerince sıfatlar uydurup, o sıfatların adına din dediyse.. ve bu yüzden birbirlerini kırıp döküyorlarsa..vurup öldürüyorlarsa, burada Allahın adaletsizliğini değil...insanların yaptığı saçmalıkları sorgulamak gerek... Allah bize bişey yapmadı....Her ne yaptıysak elimizle yaptık...elimizle çekiyoruz...çekeceğiz...
Bakışına yanmışsan, yakışına bakacaksın..
Baktın, yanmaya çare yok, akışına bırakacaksın..
Bana bakıp, ne görürsün...?
Yüreğine set örürsün...
Benden ayrı yol yürürsün...
Yar sen beni sevmezmisin...?
Söyle bana ne bu halin..
Herkes hayatı sorguluyor..İnsanoğlunun niçin yaratıldığını sorguluyor...Cevabı bulanlar mutlu...Bulamayanlar ise, kendilerine başkaca heyecanlar arıyor... sorunun cevabını ise mülk suresi ikinci ayette gizli;
"Hanginizin amelinin daha güzel olduğu konusunda sizi denemek için ölümü ve hayatı yaratan O'dur O yücedir, bağışlayandır."
Evet....İstersek adına imtihan diyelim.. istersek deneme sınavı diyelim...İstersek quiz diyelim...Sonuç değişmiyor...YARIŞTAYIZ....Bize düşen ise iyilikte yarışmak...
Aslında herşey çok kolaydı..
Yaşamak çok kolaydı..
Mutlu olmak çok kolaydı...
'Mış' gibi yaşarken insanlar mutluydu ve kanaatkardı..
Önü alınmaz özenti zevklerimizle biz zorlaştırdık hayatı..
Yaşantınızın kalitesini, yaşadığınız villa veya gecekondu belirlemez...Gittiğiniz tatil mekanları veya çay içtiğiniz çay ocağı belirlemez...Giydiğiniz markalar veya giyemediğiniz kaşmir manto belirlemez...Taktığınız güneş gözlüğü, sürdüğünüz güneş yağı...nusrette yediğiniz milyarlık et belirlemez... bindiğiniz lamborghini veya reno marka araçta belirlemez...çevrenizdeki insanların kalitesi ve bilinç seviyesi belirler....
İnsanları hayatınıza buyur ederken seçici olun... çünkü bir insanı yaşam alanına dahil etmek kolaydır...Amaincitmeden kırmadan çıkarması zordur...
Yaşamınızın kalitesi çevrenizdeki insanların kalabalığıyla değil... niteliğiyle ölçülür...
Kalabalıklar değil.. nitelik önemlidir...
Her ne kadar kabul etmesi zor bir şey olsa da, konuşmalarınızın sohbetlerinizin gidişatını daima "cahil olan taraf" belirler....
Anlaşılamadığınızı hissettiğinizde susarsınız çünkü...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!