Gün gelecek, an gelecek;
Kuruyacak,
Hepten kuruyacak kan gölü...
O gün, o an gelince,
Bir baştan öbür başa kuruyunca kan gölü;
Yokluğunda semadan, arzdan, denizden, yıldızdan,
Her şeyden resmini içti...
Susamadı gözlerim;
Yokluğunda bir gün,
Hatta bir an bile susamadı resmine;
Susamayacak..!
Seni sevdim...
Seni sevdim yıllar,
Onyıllar boyu;
Sadece seni...
Sevsem de onyıllar boyunca seni;
Seni ne aylık,
Ne yıllık,
Ne de ömürlük sevdim…
Seni ölümün nefesiyle sönmeyecek sevda ile,
Sonsuzluğun kapısından dönmeyecek aşkla sevdim…
Tüm kapılar kilitli...
Ne sağdan,
Ne soldan tek bir çıkış var;
Ne önden, ne arkadan...
Kaçış yok,
Almış beni gidiyor zaman..!
Ne gün,
Ne zaman senle göz göze gelsem;
Bir sağa,
Bir sola savruluyorum..!
Ayakta duramıyor, devriliyorum..!
Gönlümde ne bir gül,
Ne tek bir sümbül kaldı;
Ne de bir zambak…
Benim için yağmur yağmayalı yarin çeşmi siyahından,
Gönlüm kurak mı kurak…
Yakından gördüm,
Çok çok yakından...
Kopunca,
Ayrılınca vagon lokomotiften;
Hemencek çıkıverdi, ayrıldı raydan...
Uyan, kaldır yolumdan;
Durma, kaldır yolumdan göz kapaklarını..!
Bırak geçeyim...
Yüreğin suyumdur...
Can suyumdur yüreğin..!
Bırak içeyim...
Bin değil,
Beş bin, on beş bin değil;
Ateşten, kıpkızıl közden basamak..!
Yüreklerde ne ayak kalır, ne parmak..!
Kolay sanma..!
Kolay değil, zor mu zor işte;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!