İki bin dokuzda iyi gidecek
İşler, tüm sorunlar çözümlenecek…
Umudum, dileğim, temennim böyle;
İyimserim artık, ters bakma öyle!
Kısır çekişmeler sona erecek;
Elin yüzün temiz, iyisin hassın;
Kimsenin adını bile anmazsın!
Anılan anılsın, umursamazsın;
Bana dokunmayan bin yaşamasın!
Lafın sözün güzel, iyisin hassın;
Her şeyi çok iyi biliyoruz ya,
İşte bu nedenle gelişmiyoruz;
Öğrenmenin yaşı yoktur derler ya,
Aymazlık yüzünden yetişmiyoruz!
Şairiz, yazarız, biliyoruz ya,
Her şey benim olsun, yetinmem!’ diyor
Sahip olmayınca herzeyi yiyor.
Bu ne açgözlülük, hâlâ istiyor!
Kefenin cebi yok, kabir bekliyor.
‘Herkes beni saysın isterim!’ diyor
Kalıbına baksan adam sanırsın
Ağzından çıkandan sen utanırsın
Üstelik edepli geçinir durur
Boş kasnak kalıpta kibir ve gurur!
İster solcu olsun isterse sağcı
İster ‘incelik’ de, ister ‘kibarlık’
İster ‘imrenti’ de, ister ‘özenti’
Dili lime lime doğramak var ya
R’leri yutana kıl oluyorum!
İster ‘kestirme’ de, ister ‘kolaylık’
İlk yüksek öğrenimim Gazi yabancı diller
Bitince öğretmenlik başlar ve sürer gider...
Samsun, Adana derken askerlik gelir çatar;
Görev tamamlanınca yeni yaşantı başlar...
Bin dokuz yüz seksende Ç.Ü.’de görev aldım;
Kim, kim olalı dünya kasavetle dönermiş
Kim, sürekli düş kurar ve bahtına sövermiş
Kim, haddini bilirmiş ancak pek özenirmiş
Kime kafayı takıp her şeye gücenirmiş…
Kim, özünü yitirmiş; kim, sözünü bitirmiş
Niçin bunca telâş ve onca uğraş?
Amaç bir yudum su ve bir lokma aş...
Yeter mi nefesin, hem de hevesin?
Gök kubbede baki kalacak sesin...
Niçin bunca yarış ve onca yanlış?
Ağlamak istersen, ağla;
Gülmek istersen, gül!
İster ağla, ister gül;
Bana ne!
Ağlamak istersem, ağlarım;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!