Yüzüne acıyıp ardından gülen
Hatta üzülmene içten sevinen
İnsana benzeyen yaratıklar var
Ona, buna, şuna acımak zarar!
İnsani duygudur acımak elbet
Öyle suçlu gibi davranıp durma
Arzı endam edip tehdit savurma
Her kimsen, her neysen kaçak oynama;
Yürekli biriysen aç suratını!
Tanınma korkusu ruhunu sarmış
Bir simit, az peynir bir bardak da çay
Aşağı yukarı yirmi lira say
Kahvaltı mı yoksa yemek mi denir?
Hüzünle, keyifle içilir yenir!
Garibin cebinde yirmi lira yok
Açken, sinirliyken ve uykusuzken
Ciddi konularda tartışmamalı;
Bir karar vermeye hazırlanırken
Öyle aceleyle davranmamalı!
Ağızdaki sözler tutsağımızken
Elini kırk kere, yüzünü elli
Yıkar, titizliği halinden belli
Çok akıllı değil, belki az kaçık
İsrafı sınırsız, açık apaçık!
Açlık ve kuraklık dünyayı sarsar
Dünyaları yesen yine doymazsın
Bir o kadar içsen yine susarsın
Her şey senin olsa yine kanmazsın
Açgözlülük seni bir gün bitirir!
Yetinmeyi bilsen muhtaç olmazsın
Hiçbir zaman ablam, edem olmadı
Kıymetin bilirdim olmuş olsaydı.
Bilmem vardı belki hiç anlamadım
Sayardım, severdim, hep danışırdım.
Abla, ede olmak kolay değildir
Abaküsle oynar bebeler bile
Saymayı öğrenir ağlaya güle;
Ahkâm kesen şair çiledir, bile
Sanki hece saymak zor gelir dile!
Gülün dikeni var, bülbülde çile
Ettiği eşekliği anlar günün birinde;
İş işten geçmiş olur, debelenir ininde;
Aklı kısa kalıp da yaşlansa, ne fark eder;
Ayranı yok içmeye, her gününü gün eder...
Gelecek kaygısı yok ki oturup düşünsün;
Aynada gördüğün saçındaki ak
Hüzünlendirmesin, bir de bana bak!
Kimse gençleşmiyor, yüreğimiz pak;
Böyle de güzeliz, esirgesin Hak!
Her yaşın ve başın güzelliği var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!