Ezgi senin olsun, bende sezgi var
Çengi senin olsun, bende çalgı var
Alkış senin olsun, bende bakış var
‘Al gülüm ver gülüm’ istemiyorum!
Kılıç senin olsun, bende kalem var
Oyuncak sanırlar kocayınca kurt
Çakallar toplanıp ederler cart curt
Haddini aşan kim olursa olsun
Haksızlık edenler Allah’tan bulsun!
Kurt, asil ruhlu ve pek sabırlıdır
Ben sensiz bir hiçim Allahu Allah
Ben sensiz neyleyim ya Resûlullah
Aşkınla dünyada güçlüyüm Allah
Sevginle yürürüm Allahu Allah
Bana Sen yetersin Allahu Allah
Esersin, gürlersin, öfke kusarsın;
Haksızlığa, zulme neden susarsın?
Sıkıyı görünce hepten pusarsın;
Allâme-i cihan olsan ne yazar!
Makamın, mevkiin göz kamaştırır;
Kalıbına baksan m/adam sanırsın
Adam mı madam mı anlayamazsın
Giyimi, makyajı âdeta artist
Havasında, dili uçaklara pist!
Dil, din, tarih, kültür onda zerre yok
Karanlıkta kör dövüşü aşkımız
Bir araya gelince hep şaşkınız
Başı sonu bilinmeyen yoldayız
Ne havada, ne karada, saldayız!
Sal sallanır, devinirken aşkımız
Türk’üm, dilim Türkçe ve fikrim Türk’çe
Şiirim, şarkım ve türküm hep Türkçe.
Elbet dilde hata yapmamam gerek;
Sade yazmış olmak istemez yürek!
Yazım kuralları irdelenmeli
Atam!
İlke ve inkılâpların
Yüreklerimizi ısıtmayı,
Dimağlarımızı ışıtmayı
Dün olduğu gibi bu gün de sürdürmektedir.
Yetmiş dokuz yıl
Ne çabuk geçti
Bedenen aramızdan
Ayrılalı, Atam!
Bir on kasımı daha
Atam!
Yetmiş sekiz yıl önce
Sonsuzluğa göçtü
Kutsal bedenin;
İlke ve devrimlerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!