Estim, yağdım, gürledim; sonra ‘Ne yaptım? ’ dedim;
Zaman akıp geçince bir an kendime geldim.
Bilirim; dün bugünden, bugün mutlak yarından
Çalar ve hızla kaçar; teselli Yaradan’dan...
Kusursuzluk ideal lâkin yakalamak zor;
Kıymeti kendinden menkul olanlar
Her zaman her yerde itibar görür;
Kalpleri yalanla dolu olanlar
Yalandan yalana durmadan yürür!
Gördüğü hürmeti ve alakayı
Sevgiyle, şefkatle baktık büyüttük
Okuttuk, iş bulduk, huysuzluk etti!
Evlenmek istedi, engel olmadık
Kapılar kapandı, kendine etti!
Çevreye bakındık, kısmet aradık
Kendi gibi bilir herkes herkesi
Kötüyse kötü ve iyiyse iyi.
Sen iyi olursan beklersin iyi
Yaklaşan kötüdür, belki de iyi!
Kendi gibi bilir herkes herkesi
Varsa üç beş kuruş yıllardan sonra
Yemedim, içmedim, sakladım dara.
Ne gezip tozdum ne de israf ettim;
Varla yetindim ve kendime yettim.
Uzun yıllar âli devletim için
Çalalım davulları, toplayasın parsayı
Bulursun kerizleri sen arayı arayı
Güleriz hâlimize ağlamak gerekirken
Tencere, dibin kara! Karşılık düşünürken…
Salalım çakalları, parçalasın kuzuyu
Şiirler yazarım, şair değilim
Düzyazı yazarım, yazar değilim
Alçakgönüllülük bu olsa gerek
Yalana katlanmaz şu nahif yürek!
Ulu orta çıkıp ‘Şairim! ’ demem
Küstüre küstüre bir avuç kaldık
Cafcaflı ve renkli düşlere daldık
‘Hep bana, Rabbena! ’ deyip aldandık
Çirkin siyasetle kavrulup yandık!
Menfaat uğruna hep ayrı kaldık
Çarşıda, pazarda, markette, yolda
Kazıklar uçuşur sağda ve solda!
Evdeki pazarlık çarşıya uymaz;
Atan da, yiyen de kazığa doymaz!
Yıllardır bu böyle sürekli artar;
Hırs
Hırsız, arsız yapar;
Hırsız da, arsız da
Çıkarına tapar!
Çıkar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!