Yıllarca hep koşturdun peşinden,
Sonunda ayırdın dostumdan, eşimden.
En sonunda ettin beni kendi işimden;
Beni eşime, dostuma küstürenler utansın.
Bir gün düşler, hayaller kurarsın,
Aşkın ile yanar bütün bu kalbim,
Boşa çıkarsa eğer tuttuğum elim,
Söyler, ömrümce durmaz şu dilim;
Gülmesin yüzün, beni yaktığın için.
Bahar olunca mevsim, çiçekler açsa,
Uyan artık mümin, uyan,
Yok mu sesimi duyan?
Var mı doksan dokuz ismini sayan,
Rabbim seni unutalı.
Okunmaz oldu Kur’ân-ı Kerîm,
Yine kara bulutlar sardı üstümü,
Yaşlar doldurdu yine gözümü.
Geri dönersem, görme yüzümü,
Ölürsem mezarıma gelme, sevdiğim.
Ömrümün baharı kış olsa da,
Şu Kurban Bayramı’nda kesilen kurban gibi,
Nefsi kurban etmeye bizim koşmamız gerek.
Kurbanlardan toprağa yayılan al kan gibi,
Sırasında her şeyi toprağa sermemiz gerek.
Kurbanlara bakarak çokça ibret almalı,
İsmini duyurdum bütün cihana,
İhanetini duyan gelmez bu hana.
Zehir oldu bu hayat bu cana,
Hep ihanetinle övün artık.
Bütün suçu kadere attın,
Dünyada hem ağlamak hem de gülmek,
Dünyada hem sevmek hem de sevilmek,
Sevmek, ömrümce daima seni sevmek,
Mutlu olmak, hep mutlu olmak istiyorum.
Bir gül koparıp sevdiğime vermek,
Bir olay duyuldu cihana Şam’da,
Bunu duyanlar kalmasın gamda.
Korkarım, değiliz iyi zamanda,
Şu doğan yavrudan ibret alalım.
Kalbi dışarıda, yeni doğmuş anadan,
Ey Âdem oğlu, sen nesin dinle bak,
Uzun bir yolda giden bir yolcusun.
Ve her şeyden âciz bir kulsun,
Her şeyden korkan bir insan.
Âlem-i ervahtan gelip dünyadan geçip,
Ah sen var ya, güzelim sen,
Yanıyorum inan ki içimden.
Şarkılar dökülüyor dilimden,
Ellerini ver elime, bir tanem.
Gülüm oldun bahçemde, bağımda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!