İçinde bir istasyon olsaydı
Bir tren, bir metro ya da gemi
Bütün yolcuları kovardım.
Sonra bilet kesen görevliyi
Sonra da kaptanı atardım.
İçini bir kurcala bakalım.
Orada mıyım?
Bir ara rüyalarına bak
Orada mıyım?
Belki üşeneceksin ama
Bir ara eve gelip bak...
Sana bir kuş getirdim.
İçinde yaşatman için.
Sana beni getirdim.
İçinden göç etmemek için.
İçin o kadar sıcak ki:
Her nefeste karışıyorum sana.
Belki içinden çıkacaksın,
Belki de dolaşacaksın daha fazla.
Ama bana bir sor bakalım,
İçinden çıkmak istiyor muyum?
Bedduaların, “beni yaktığım” için dedin.
Ama ben seni yakmadım ki;
Sadece sana yandım.
Nefessiz kalmalarımdan suçlusun dedin.
Nefesim olur musun demiştin ya hani.
Sonra sen olmazsan ölürüm demiştin ya…
Senden biraz boya rica edecektim.
Hayatımı renk verdiğin gibi.
Mesela bana biraz gece siyahı ver,
Saçının rengi gibi olsun.
Bana birazcık deniz ver.
Ağzının içi gibi ıslak olsun.
Ellerini uzatıp merhaba demen
Kalbini ikram eden,
Misafirperver bir görünüşün vardı.
Sana hep misafir olmaya gelsem,
Kalbini gene ikram eder misin?
Gözlerimin arkasına bir geçsen.
Ve oradan kendine bir baksan.
Ben sana nasıl bakıyorum bir bilsen.
Emin ol!
Bir daha oradan hiç çıkmak istemezsin...
Sen istersen sevme,
Ben uzaktan severim seni.
Sen istersen bakma,
Ben uzaktan bakarım sana.
Sen istersen bana dokunma,
Ben dokunurum sana
Bazı şeyler istiyorum:
Mesela hiç yatılmamış bir yatak,
Hiç rüyaya yatmamış bir yastık,
Hiç öpülmemiş bir dudak,
Hiç kimsenin bakmadığı gözler,
Hiç kimsenin tutmadığı eller,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!