Bana adımı sordu.
Ben de “Kapı” dedim.
Güldü,
Hem de çok güzel güldü.
“Nasıl yani? ” diye sordu gülerken.
Bak şimdi dedim ve anlattım.
Ayrılırken değil de,
İlk erime seni gördüğümde gerçekleşti.
Sonra ilk gülüşünde biraz daha eridim.
İlk dokunmanda,
İlk okşamanda,
İlk öpüşünde,
Önce karanlık vardı.
Sonra bu karanlıkta dünya doğdu.
Daha sonra yıldızlar ve ay gözüktü dünyadan.
En sonunda da güneş aydınlattı dünyayı.
Ama hala karanlıktı dünya.
Yüreğine bir imza bıraktım.
İlk önce sözlerimle yaptım bunu,
Ama bana yeterli olmadı.
Sonra gözlerimle bıraktım.
Bu da yeterli olmadı.
Yanımda olmadığın zamanlarda,
Bir istirideyenin içinde
Uyanmayı bekleyen inci gibiydin.
Zamanı geldi.
Ben geldim.
Zamanı geldi
Sen açıldın.
Nerede,
Ne kadar üşüyorsun
Bilmiyorum.
Ama,
Dilerim ki,
Bensizlikten donarsın.
Ve öyle bir canlı yarattı ki Rabbim.
Bir çiçeği koklarken
Bir bitkiye nefesini boşaltırken bile
Mutlu oluyor...
Gözlerini gece açarsan
Ay ışığının arkasına saklanır
Göz kapaklarının arkasına geçer
Orada yaşarım,
Bir ömür boyu...
+İyi günler,
+Hasta yakınları kim acaba?
-Biziz doktor bey.
-Durumu nasıl?
+Gözlerinde bir umut ışığı gördük
+Ama hemen söndü
Karanlık deniz (im) de bir ışık ol.
Bir ışık ol ki,
Liman ne tarafta bulayım.
Limanda olduğunu hayal ederek geri döndüm.
Çünkü, bütün bir denizi dolaştım oralarda yoktun…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!