Bu masa kaç defa seninle konuştu bilmiyordum
Başını eğdiğinde, damlayan gözyaşlarının izini
Hep aynı yerde duran bardağının izini
Saçlarını yüzüne akıttığında hiç fark etmemiştim.
İçinde imla hatası olmayan
Okumaktan bıkmadığım
Yazarken bitmesine üzüldüğüm
Ama okurken ilki yaşadığım
En güzel şiirimsin.
Şimdi;
Seninle tanışınca masallara ne oldu biliyor musun?
Alaaddin sihirli sözleri unuttu.
Pinokyo evden hiç çıkmadı
Yaramazlık yapmadı ve üç günde insan oldu.
Uyuyan güzel uykusundan hiç uyanmadı
Masallarda hep adı geçen dağlar
Sonra kimsenin görmediği kuşlar var.
Kimsenin tanımadığı bir büyücü,
Ülkesini çok iyi yöneten bir kral,
Çocuklarını hep seven bir ana baba var.
Bunların hepsi masallarda kaldı.
Çocukluğumdan beri masalları sevdim
Onlar gibi yaşadım, elimde kılıç savaştım
Kiminde ise silah kullandım kötülere karşı
Sonra büyüdüm, bok varmış gibi
Aşık oldum tabii, uzaktan, yakından sevdim
Bir karanlık olsaydım keşke
Işığı açmadan önce sarılırdım sana
Her yerine, saçlarına ve tenine.
Bir karanlık olsaydım eğer,
Göz kapakların iner inmez,
Seninle tekrar kavga etsek
Avazın çıktığı kadar bağırsan bana
Sonra sen tam ağlayacakken
Diz çöküp özür dilesem senden.
Sesin bende kalsa
İyi ya da kötü
Kokunu ciğerlerimde yaşatıyorum.
Tekrar kaybederim korkusu ile
Nefes almaya bile korkuyorum.
Eğer olur da kokunu kaybedersem,
Bunun yerine nefesim olur musun?
Karanlıkta kayboldum
Bana sana ulaşacağım yolu göster
Şarkıların arasından mı geleyim?
Yağmurlu bir sokaktan mı?
Notalarını bitiremediğim şarkıdan mı?
Bitiremediğim resimden mi?
Dudaklarımın özlediği tek adressin,
Parmak uçlarımın da tek bildiği adressin.
Ben mi?
Beni sorma lütfen.
Sen olmayınca kayboluyorum...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!