Tanrı, seni önce
Gökyüzüne yıldız olarak yerleştirdi
Daha sonra ay olarak
Gündüzleri bembeyaz bir gökyüzü olarak
Yaz mevsimlerinde de sıcacık bir güneş olarak
Kışın yağan kar olarak
Sen bana bakınca neler oluyor bir bilsen.
Bilmiyor musun?
Hadi gözlerimin arkasına bir geç
Ve kendine bir bak
Sana bakınca bana neler oluyor.
Gözlerimde olan mavi,
Gökyüzündeki mavi ile,
Aynı değil ki.
Sen bir de,
içimdeki maviyi görsen.
Uçurtma olduğumda kuyruğuma mavi bulaşmıştı.
Kuş olduğumda ise kanatlarım mavi ile renklenmişti.
Seni öpünce ise içime mavi kaçmıştı.
Artık seni görünce mavi soluyorum
Mavi düşünüyorum.
Ben sana bana bir renk söyler misin dedim.
Sen ise gittin maviyi seçtin.
İyi de benim dünyamda mavi bir renk değil ki
Şaşırdın değil mi; dur anlatayım.
Mavi, ben gözlerine bakınca içinde gördüğüm ışıktır
Lütfen şemsiyeni evde unutma!
Dışarıda gene yağmur var
Ve düşen damlaların hepsi seni öpüyor.
Her yerini öpüyorlar.
Ve ben çok kıskanıyorum.
Sen gittikten sonra
O kadar kış gördüm
Fırtınalar yaşadım ki,
Buzdan bir heykel oldum.
Sadece dudaklarım sıcak kaldı.
Çünkü oradaki sıcaklığın,
Ve sen öyle bir kıvrılırdın ki,
Zamanı gelip de
Gerdanlığa dizilmeyi bekleyen bir inci gibi.
O yüzden benim hazinemsin.
O yüzden en büyük zenginliğimsin.
Merak etmeyin!
Gülmeyi en iyi bilen renktir Kırmızı.
Siz sadece ona ağlamayı öğretmeyin.
Çünkü o siyah ağlar!
Ve ağlarsa hayatınız kararır.
En sevdiğin (m) renkti kırmızı
Sadece sen seviyorsun diye kıskandı çiçekler
Rengi kırmızı olan diğer çiçekleri…
Sen hasta olunca bile seviyordum ateşindeki kırmızıyı
Sen öpünce seviyordu dudaklarım, dudağındaki kırmızıyı
Ve o kırmızından yansıyan sıcak, ıslak ateşi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!