Pencerende bir kuş olsaydım,
Beni içeri alır mıydın?
Belki beni çok severdin bir kuş olsaydım.
Belki biraz besleyip geri atacaktın dışarı,
Kuşlar özgür olmalı diyerek.
Belki de beni bir kafese koyacaktın.
Terk eyledi bende yarattığın kuş,
Hani şu seni görünce yerinde duramayan.
Göğüs kafesime kadar çarpan,
Uçmak ve sana gelmek isteyen kuş.
Bende öyle yapacak sandım;
Sana gelecek, beni sana anlatacak,
Yüreğine dokunmak için oradan çıkmam
Ve onun dışında yaşamam gerekiyordu.
Ama çıkmak istemiyorum.
Burada yaşamak ve
Beni burada yaşatman
Daha kutsal.
Seninle ilgili her şeyi çöpe attım
Geriye sadece anılar kaldı
Yarım kalmış hayaller
Kalbimdekiler kaldı.
Onları da atamıyorum işte
Çıkmıyor, gitmiyor.
Bu masa kaç defa seninle konuştu bilmiyordum
Başını eğdiğinde, damlayan gözyaşlarının izini
Hep aynı yerde duran bardağının izini
Saçlarını yüzüne akıttığında hiç fark etmemiştim.
İçinde imla hatası olmayan
Okumaktan bıkmadığım
Yazarken bitmesine üzüldüğüm
Ama okurken ilki yaşadığım
En güzel şiirimsin.
Şimdi;
Seninle tanışınca masallara ne oldu biliyor musun?
Alaaddin sihirli sözleri unuttu.
Pinokyo evden hiç çıkmadı
Yaramazlık yapmadı ve üç günde insan oldu.
Uyuyan güzel uykusundan hiç uyanmadı
Masallarda hep adı geçen dağlar
Sonra kimsenin görmediği kuşlar var.
Kimsenin tanımadığı bir büyücü,
Ülkesini çok iyi yöneten bir kral,
Çocuklarını hep seven bir ana baba var.
Bunların hepsi masallarda kaldı.
Çocukluğumdan beri masalları sevdim
Onlar gibi yaşadım, elimde kılıç savaştım
Kiminde ise silah kullandım kötülere karşı
Sonra büyüdüm, bok varmış gibi
Aşık oldum tabii, uzaktan, yakından sevdim
Bir karanlık olsaydım keşke
Işığı açmadan önce sarılırdım sana
Her yerine, saçlarına ve tenine.
Bir karanlık olsaydım eğer,
Göz kapakların iner inmez,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!