Kirpiklerinin altında bir dünya var.
Bir cennet, bir gökyüzü,
Yaşanacak en güzel yer var,
Yaşamasını bilene, bakmasını bilene.
Sen izin verirsen eğer,
Oradaki dünyaya girmek,
Keşke sokak ortasında baksaydım sana
Sen bana kızsaydın
İhbar etseydin beni
Davamız yıllarca sürseydi.
Ve ben seni hep görmüş olurdum.
Bu kadar kısa sürmezdi.
Sana kızgınlıklarımı biriktirdim,
Ve savurgan bir şekilde etrafa saçtım.
Bu arada gülücüklerini de biriktirdim.
Malum kış geliyor çünkü
Isınmak lazım…
Beni düşünme
Bana gel ve benim ol
Ben de senin olurum
Gerisini kıskananlar düşünsün.
Dudağının üzerine öyle bir kondum ki,
Hem çiğ taneleri
Hem doğadaki bütün kuşlar,
Hem de bütün kelebekler,
Hem seni, hem de beni kıskandılar.
Sana öyle bir sarılmak istiyorum ki
Çıkan sonuç 14 şubatı yerle bir etsin
Seni öyle bir öpmek istiyorum ki
Sevgilisine hediye için karar veremeyen utansın.
Seninle sabaha kadar uyumak
Papatyaları çok severdi.
Ama koparmaya kıyamazdı.
Ve hep "içinde papatya var senin" derdi.
Nefesi sürekli boynumda, dudaklarımdaydı
Demetler halinde severdi tenimi
Gözlerimi, içimi, nefesimi.
Sana parçalar halinde gelmiştim
Gel demiştin;
Ben seni toplarım,
Seni iyileştiririm demiştin.
Giderken de bir parçam sende kaldı.
Bırakmayı mı unuttun,
Kalbimdeki harfler sıraya girmişti.
Konusu sen olunca:
Hepsi de, "önce beni yaz, beni yaz" diye bağırıyordu.
Sonra, bütün harfler kendi tercihini yaptı!
Ortaya sen çıktın.
Seni yazarken parmaklarım sadece elçilik görevini üstlendi...
Bir kalem olsaydım parmaklarının arasında.
Yüreğini dinleyip yazar mıydım;
Yoksa benim yazdığıma bakarken
Bende gözlerine bakar mıydım bilmiyorum.
Yazını bitirme diye tutukluk eder;
Ara sıra silik yazar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!